makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2013 Çarşamba

Makyaj Kansere Neden Oluyor


Güneydoğu Anadolu Güzellik Uzmanları Eğitim Kurumları Derneği Başkanı ve Diba Güzellik Salonu İşletmecisi Hülya Esmer, makyaj malzemelerinin bilinçsizce kullanılmasının telafisi olmayan cilt hasarlarına neden olduğunu belirterek, bu ürünlerin ayrıca kansere de yol açtığını söyledi.



Diba Güzellik Salonu'nda açıklamalarda bulunan Hülya Esmer, yanlış tekniklerle gerçekleştirilen makyaj ürünleri ve stillerinin ciltte kalıcı hasarlara yol açtığını belirterek, fondöten gibi makyaj maddelerinin sıvı özellikli makyaj malzemeleri olduğunu ve bunların bilinçsiz kullanılmasının kansere davetiye çıkardığını kaydetti. Esmer, "Ayrıca güzelleşme adına yapılan bu tür makyajlar çoğu zaman daha fazla kırışık bir görüntü, kuru bir cilt ve problemli bir derinin oluşmasına neden olmaktadır.

Özellikle ağır makyajlarda kullanılan sıvı ürünler yağ içerdiği için, bunlar gece temizlenmediğinde, sabah kalkındığında terlemeyle beraber akneye neden olmaktadır. Bu akne tedavileri kimi zaman sadece sivilce şeklinde olmuyor. Sonrasında dermatolojik bir durum haline geliyor. Bu da kişide psikolojik açıdan ağır etkilerin doğmasına neden olmaktadır. Fondöten gibi makyaj maddeleri sıvı özellikli makyaj malzemeleridir. Bu ürünler kullanıldıktan sonra eğer akşam temizlenmez ise, gece yatarken terlemeler oluşmakta ve bu ter fondöten ile deri arasında sıkışmakta, daha sonra bu ter tekrar vücuda geri gitmektedir. Geri giderken de o makyaj malzemelerinin içerisinde bulunan kimyevi maddeleri de alarak emmekte, bu da akne sivilce hatta kansere neden olmaktadır" dedi.

Avrupa ülkelerinde yapılan araştırmalarda, ağır gece makyajları, TV makyajları denilen makyajları da kanserojen etkinin çok fazla görüldüğünün tespit edildiğini dile getiren Esmer, bu istatistiklerden insanların bilinçsiz ya da sırf güzel görünme adına aslında kendi sağlıklarını riske attıkları gerçeğinin ortaya çıktığını söyledi. Esmer, "Az ve göze düzgün görünecek makyaj sizi her zaman daha güzel gösterecektir. En azından hastalıklardan ve tüm kimyasal maddeleri vücudunuza çekmekten de korunmuş olursunuz. Dikkat ederseniz ünlülerde şöyle bir durum var, televizyon ekranlarında ya da birebir görüşmelerde baktığınız zaman, artık cildin, parlaklığının ve elastikiyetinin yok olduğunu görüyorsunuz" ifadelerini kullandı.

"KÜÇÜK YAŞTA KIZ ÇOCUKLARININ YAPTIĞI BİLİNÇSİZ MAKYAJ ERKEN ERGENLİĞE NEDEN OLUR"

Özellikle küçük yaşta yapılmaya başlanan makyajın çocuklarda östrojen hormonunun yükselmesine neden olduğunu savunan Esmer, bunun kız çocuklarında erken ergenlik dönemine girmelerine sebebiyet verdiğini söyledi. Esmer, "Bununla beraber gelişim bozukluğu ve boyda kısa kalma durumu meydana geliyor. Bu durumda özellikle kendi çocuklarımıza makyaj yapma tekniklerini bilinçli bir şekilde öğretmemiz gerekiyor. Bilindiği gibi çoğu kozmetik ürünlerinde de kimyevi maddeler vardır ve bunların kanserojen etkileri de vardır. Bir güzellik uzmanına ya da dermatologa sorup, cildinize uygun ürünleri kullanmanızı tavsiye ederim. Ayrıca merdiven altı ürünlerinden kesinlikle uzak durulmasını tavsiye ederim. Bu ürünler fiyat anlamında cazip gelebilir, ancak bu ürünler telafisi olmayan cilt hasarlarına neden olmaktadır. Bundan dolayı biraz cebinizi yaksın diyoruz ama en azından kaliteli olsun, cildinize hasar vermesin" diye konuştu.

9 Şubat 2013 Cumartesi

Doğal makyajın sırları

Her ne kadar erkekler her zaman tercihlerinin doğal olmaktan yana olduğunu söylese de yapılan araştırmalar bunun geçerli olmadığını ortaya çıkardı. Bu araştırmadan yola çıkan güzellik doğal makyaj ile güzel olmak için yapılabilecekleri araştırdı. İşte doğal makyajın sırları…

Son zamanlarda yüzlerce erkeğe, karşılarındaki kadının makyajlı mı yoksa doğal mı olmasını tercih ettiklerini sorduk. Yüzde 82’si oylarını doğal görünümden yana kullandılar. Fakat onlara bir ünlünün biri doğal diğeri makyajlı iki fotoğrafını gösterdiğimizde, doğal görünümü seçen grubun yüzde 71’i makyajlı olan fotoğrafı beğendiklerini söyledi. Yoksa birilerinin kafası mı karışmış?

Clarins makyaj uzmanı Pati Dubroff, kadınlara göre doğal anlayışının bir parlatıcıdan daha fazlası olmadığını söylüyor. Fakat antropolog Helen Fisher’ın notlarına göre, kozmetik dünyasıyla ilgili en ufak bir fikri olmayan erkekler pürüzsüz bir cilt, ön plana çıkarılmış gözler ve dolgun dudakların (ki bu özellikler onlar için sağlıklı doğurganlığı simgeliyor) doğallık olduğuna inanıyor. Diğer bir deyişle erkekler, sizi yeterince sağlıklı gösterecek renklerle yapılan makyajı seviyorlar. Bu etkileri yakalamak için ipuçlarımıza göz atın.

Az miktarda fondöten

Hiçbir şey makyajınızı; doğal cildinizin rengini ve güzelliklerini kapatacak kadar yoğun bir fondötenden daha abartılı gösteremez. Fondöten, kapatıcı ve pudra uygulamasıyla pürüzsüz bir cilt elde etseniz bile, çil gibi karakteristik özellikleriniz (bu uygulamaların tümüne rağmen) gözlenebilir olmalı. Ünlülerin makyaj uzmanı Rachel Goodwin bunu nasıl başaracağınızı anlattı.

- Bir makyaj süngerini ıslatıp sıkın. Suyun etkisiyle fondöteninizin daha ince sürülmesini ve daha düzgün yayılmasını sağlar.

- Bir damla fondöteni elinizin üst kısmına sıkın ve süngeri dokundurun. Fondöten bulaştırdığınız süngeri yüzünüzün merkezinden dışına doğru uygulayın. Böylece kapatılmaya daha çok ihtiyaç duyulan mor halkaları fondötenin henüz süngerdeki etkisi azalmamışken kapatmış olacaksınız. Bu uygulama sonrasında ise yüz ve boyun bölgenizde kesinlikle renk farkı olmayacak.

- Ardından parmaklarınızı hafifçe (nemlendirici sürer gibi) yüzünüzde gezdirin. Parmaklarınızın ısısı, fondötenin iyice cilt yüzeyine oturmasını sağlayacak ve fazlasını alarak abartılı görünümü ortadan kaldıracak.

- Tüm sivilceleri kapatıcı ile gizleme zamanı. Uygulamayı kapatıcı fırçasıyla yapmak, ürünün tüm boşluklara rahatça girmesini sağlayacak. Böylece kat kat makyaj uygulamanız da gerekmeyecek.

- Son olarak T bölgesine pudra sürün. Böylece elmacık kemiklerinizde ışıltıyı koruyarak T bölgesindeki rahatsız edici parlaklıktan kurtulabilirsiniz.

Gözleri ön plana çıkarın

- Kirpiklerinizi kıvırmadan göz makyajınıza başlamayın. Çoğu kadının kirpikleri uzun olsa da dümdüz ya da yeterince kıvrık olamayabilir. Kirpikleri kıvırmak onların uzun olduklarını daha da ortaya çıkaracak. Makyaj uzmanı Napoleon Perdis, plastik kirpik kıvırıcılardan ziyade, eski usül metal olanları tercih etmenizi öneriyor. Kirpik dibinde sabitleyip, 90 derecelik bir açıyla kıvırın ve herkesin kirpiklerinizin kıvrımının doğal olduğunu düşüneceğine emin olun.

- Ardından kirpik diplerinizi eğer açık tenliyseniz kahverengi, esmerseniz siyah bir göz kalemiyle belirginleştirin. Uygulamayı yalnızca üst kirpik diplerinizle sınırlandırın ve göz kaleminin arkasındaki sünger ile göz kalemini dağıtın.

- Son olarak kirpiklerinizi uzun gösterecek bir maskara sürün. Ürünü mutlaka iki kat uygulamalısınız. Çünkü maskaranın ilk katı kirpiklerinizi uzatır, ikinci katı ise dolgunlaştırır. Tek yapmanız gereken ikinci katı uygulamadan önce ilk katın kuruduğundan emin olmak. Tabii rimelinizin topaklanmış görünmesini istemiyorsanız…

Öpülesi dudaklar 

- Parmağınızla dudak balmı uygulayarak dudaklarınızı hazırlayın. Balm, çatlakların arasına girecek ve dudaklarınızı nemlendirecek. 30 saniye boyunca yapacağınız dairesel masaj (ki bu bir sonraki adım için çok önemlidir) kan dolaşımını hızlandıracak.

- Şimdi dudaklarınızın rengine uyan ruju bulma zamanı. Bir önceki adımda kan dolaşımını hızlandıran masaj, dudak renginizin bir, hatta iki ton daha koyu görünmesini sağlayacak.

- Şimdi ruju dudaklarınıza yalnızca dokundurun (sürmek daha fazla renk vermesine neden olur). Böylelikle hafif bir renk elde etmiş olacaksınız ki bu daha makyajınızın daha inandırıcı olmasını sağlayacak. Ardından bir peçeteyi dudaklarınıza bastırarak rujun fazlasını alın.

- Son adımda, hafif bir ışıltı için renksiz parlatıcı sürün. Dudaklarınızın ortasına daha yoğun uygulayarak ışığı yansıtmasını sağlayarak onları daha dolgun gösterebilirsiniz.

19 Temmuz 2012 Perşembe

Yaşınıza 10 yaş ekleyecek makyaj hataları

Bu hataları yapmaktan kaçınarak, daha genç görünmeniz mümkün...

Makyajımızı nasıl yaptığınız çok önemlidir. Fakat bazen ipin ucunu kaçırıp hatalar yapabilirsiniz. Çok küçük hatalar olsalar da sizi olduğunuzdan daha yaşlı gösterebilir. Bu önerileri dikkate alarak yaptığınız basit hatalardan kurtulabiliriz.

Yoğun fondötenden kaçının
Ağır makyaj yaşlı görünmemize sebep olan hatalardan biridir. İçinde nemlendirici olan açık tonlarda fondötenler kullanın. Fondöteninizi uyguladıktan sonra makyaj pamuğunuzla ortaya çıkan karışıklıklarınızın üzerine fondöteni iyice yedirin. Fondöteninizi uyguladıktan sonra ne kadar çok cildiniz ortaya çıkarsa o kadar iyidir. Doğru fondötenler cildiniz daha genç görünür.

Fondöten renginizi iyi seçin
Her ne kadar gençliğinizde açık renk fondötenler kullanmanız önerilse de, yaşlandıkça fondötenlerinizde teninizden bir iki ton koyu olanları tercih etmelisiniz. Böylece soluk teninizi daha canlı göstermiş olursunuz.

Göz altlarınızda kapatıcıyı daha yoğum kullanın
Yaşlılığın ilk belirtileri yüzümüzün en dikkat çeken bölgesi olan göz çevresinde başlar ve yoğun olarak görülür. Bu bölgeyi kapatıcınızı yoğun uygulayarak, açık renklerle aydınlık görünmesini sağlayabilirsiniz. Fakat kapatıcıyı sadece koyu kısımlarda kullanın.

"T" bölgesinde pudra kullanın
Fondöteninizi sürdükten bir süre sonra yüzünüzün alın ve çene kısmı arasında yağlanma başlar. Bu da makyajınızı kötü ve yüzünüzü yaşlı gösterir. Daha taze bir görünüm elde etmek için bu bölgede pudra kullanın.

Yanaklarınızda doğallığı yakalayın
Genç görünmenin sırrının doğal görünmekten geçtiğini hepimiz biliyoruz. Yanaklarınızda doğal bir görünüm yakalamak için allığınızı, sadece yanağınızın burnunuza yakın olan kısmında kullanmak yerine tüm elmacık kemiğini boyunca dağıtın. Koyu ve çok abartılı renkler sizi daha yaşlı göstereceğinden, açık pembe tonlarını tercih etmelisiniz.

Rujlarınız uçmasın
Yaşınız ilerledikçe, doğal dudak çizginizde yok olmaya başlar. Bu da rujun dağılmasını ve renginin daha çabuk kaybolmasına yol açar. Bu nedenle rujunuzu uygulamadan önce, dudak kalemi ile renklendirip rujunuzu öyle sürün.

Ruj renginde seçiminize dikkat edin
Metalik, parlak ve koyu renkler dudaklarınızı daha ince, sizi ise daha yaşlı gösterir. Bu nedenle daha doğal tonları seçmeye özen gösterin. Eğer hafif bir ışıltı isterseniz, şeffaf dudak parlatıcılarından çok abartılı olmayacak şekilde kullanabilirsiniz.

Alt kirpiklerinizde rimel ve göz kalemi kullanmayın
Rimel bilindiği üzere sürdüğünüz andan itibaren çok dikkat çeken bir makyaj malzemesidir. Alt kirpiklerinize uygulayacağınız rimel ile gözlerinizin alt kısmına dikkati çekersiniz ve bu bölgedeki sorunları ön plana çıkartmış olursunuz. Aynı zamanda çok yoğun ve kirpiklerin ayrı görünmesini engelleyen rimellerden uzak durun. Yaşımız ilerledikçe, kirpikler daha kurulaşır ve bu tip rimeller sonucu kirpikleriniz yüzünüze düşer. Unutmayın gözlerinizi daha büyük ve çekici göstermek için deneyebileceğiniz en kolay yol, kirpik kıvırıcılardır.

Alt kirpiklerinizde kullanacağınız göz kalemi tüm dikkati o bölgeye çekecek ve tüm koyu halkalarınızı ortaya çıkaracaktır. Göz makyajınızda üst kısmınıza özen gösterin.

Göz kenarlarınıza ışıltı ekleyin
Göz makyajınızda kullanacağınız hafif bir ışıltı, makyajınızın çok katı ve donuk olmasını engeller. Gözünüzün iç köşesi, göz kapaklarınıza ve kaş altı çizginize uygulamaktan kaçının bu sizi daha yaşlı gösterir.

Kaynak: HT Hayat

5 Temmuz 2012 Perşembe

Kariyer estetiğiyle görünümünüzü yenileyin

İşe başlamada kişinin dış görünümü iş kariyerini belirlemede etkili olduğu yapılan çalışmalar güzel kişilerin daha çabuk işe alındığını ve aynı oranda eş kıdemlerinden daha çabuk terfi edebildiğini göstermiştir.

İşte yeni bir işe başlamadan, kendinizi daha rahat ve özgüvenli hissetmek isteyen genç hanım ya da beyler için 25 yaşlarda başlayabilen iş estetiği 40′lı yaşlarda pik yaptığını görüyoruz.

Yeni işe başlayacak gençler imkanları elverdiği ölçüde kendilerini rahatsız eden, kötü burun şekli için rhinoplasti ya da konuşmalarını engelleyen nefes problemleri de varsa özellikle bu durum konuşmalarında daha da sıkıntı veriyorsa septorhinoplasti operasyonlarına adaydırlar.

Kulak kepçeleri açık olan bireyler işe başlamadan kulak estetiğini yaptırmaları kariyerlerinde onları başarılı kılmaktadır. Bir de bedenleriyle uyuşmayacak kadar iri memeler genç kadını duruş postürünü de bozabilir. Bu sebeple yeni iş öncesi ideal ölçülerde göğüse sahip olmak özgüvenlerini tazeleyecektir. Bazen de çok küçük memeler genç hanımlarda ciddi sıkıntı yaratabilir ki, bu problemde iş yaşantısı önce giderilmelidir. Ya da genç bir erkeğin jinekomasti şikâyetini düzelttirmek istemesi de görülebilir.

Birde cerrahi olmayan bazı işlemler vardır ki; lazer epilasyonla tüylerden arınma, problemli ciltlerin tedavi edilmesi gibi işlemler gençlere yeni işe başlamadan en fazla talep ettikleri işlemlerdir.

İş yaşamında 2. estetik dönemini 30-35 yaşlarında, özellikle hem kariyer hem çocuk yaparım diyen bayanlarda yaşıyoruz. Nasıl mı; özelikle doğum sonrası oluşan göbek, bölgesel yağ fazlalıkları ve sarkan memelerin toparlanma işlemleri oluyor. Bu bölgelerin alınan yağları da yüze konarak yaşlanmalara şimdiden dur demek mümkün olacaktır. Hafif kırışıkların başladığı bu dönemde botoks da iyi bir yardımcıdır.

İş yaşantısında olan orta yaş genç hanımlar ise; kariyeri ve güzelliği birlikte yaşamak istedikler takdirde 40′lı yaşlarda onları biraz daha invazif dediğimiz cerrahi işlemler bekler. Ancak 30 yaşlarda yaptıkları yatırımlar işlemlerin hep küçük olmasını sağlayacaktır.

Elmacık kemikleri ve yanaklardaki boşluklar oluşur ve dudaklar incelir, düşmekte olan üst göz kapakları-şiş alt göz kapakları ve sarkmaya başlayan gıdı ve boyun artık toparlanmalıdır. Ciltte ince kırışıklar oluşur. Yüzün harmonisi de önemlidir.

Birbiri ile uyumlu alın, burun ve çene şekli sağlanmalıdır. İhtiyaca göre bunlarında şekillendirilmesi gerekir. Duruş postürü içinde gerekli vücut şekillendirme estetikleri ki abdominoplasti dediğimiz karın germeleri en fazla bu dönemde görüyoruz.

İş hayatında dorukta olan kişinin çalışana her yönü ile örnek olan durum ve davranışları bedenini diri tutması ile olan 50′li yaşlardaki özentileri de kaçınılmaz olacaktır. 50 li yaş civarındaki bayanlarda yüz germe işlemleri ve beraberinde dolgu botoks uygulamaları, çıkan karınların ya da sarkan memelerin toparlanması sizi star yapacaktır.

40 yaş sonrası yüze yapılan her gençleştirme işleminde özellikle boyun-dekolte ve ellerde unutulmamalıdır. Yüz-boyun-dekolte ve eller yaşı bir bütün olarak yansıttığı içinde özellikle lazer uygulamaları ile cildin yenilenmesi de her zaman bu bölgelerin cerrahi işlemleri tamamlayacaktır.

Op. Dr. Yakup Avşar

Kırkınızdan sonra da genç görünün

Güzellik ve plastik cerrahi uzmanları 40′ından sonra bir kaç kilo almaktan korkulmaması gerektiğini, hafif bir yağlanmanın yüzdeki kırışıklara iyi geleceğini belirtiyor.

ABD'de bir grup plastik cerrahı, 186 ikiz üzerinde yaptıkları araştırmada, aynı genetik özellikleri taşıyan ikizlerin yaşam biçimleri arasındaki farklılıkların yaşlanma üzerindeki etkilerini belirlemeye çalıştılar.

Cleveland'deki "Case Western Reserve" Üniversitesi'nden Dr.Bahman Guyuron başkanlığındaki ekip, ikizlerin fotoğraflarını analiz ederek, yaşam biçimleri, beslenme alışkanlıkları, öz geçmişlerine ait sorulara verdikleri yanıtları incelediler.

Araştırma sonunda ekip, daha genç bir yüz görünümünü korumada, en etkili unsurun kısaca BMI olarak bilinen beden kitle indeksi olduğu sonucuna vardı.

Ancak bu araştırmada yüz esas alınarak, bedenin uğradığı değişiklikler incelenmedi.

Buna göre, 40 yaş altındaki ikizlerden kilo fazlası olması yüzünden BMI ölçüsü 4 puan yüksek olan, ikizinden daha yaşlı gösteriyor.

Ancak durum 40′ından sonra ise tersine dönüyor. Bu kez bir kaç kilo fazlası olan daha genç görünüyor.

Araştırma ekibi, 40 yaş sonrasında bir kaç kilonun eklediği yağların yüzdeki kırışıklara iyi geldiğini belirtiyor.

Araştırma ekibi yaş ilerledikçe bu durumun daha belirgin hale geldiğini savunuyor.

Araştırmaya göre, 55 yaş üzerindeki ikizlerde BMI farkı 4 yerine 8 puan daha yüksek olan daha genç görünen bir yüze sahip oluyor.

Ekip şefi Dr. Guyuron, yüzüm daha genç görünsün diye kilo alınmasını önermediklerini de vurgularken, yüz daha genç görünürken bu kez alınan kilolar özellikle bel çevresinde toplandığında hem sağlık hem de görünüm açısından olumsuz sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Kilo unsuru bir yana, genç bir yüze sahip olmanın bir sırrı da sağlıklı yaşamaya çalışmak.

Araştırma sigara içenlerin ve güneşin zararlı ışınlarından korumayanların ikizinden daha yaşlı göründüğünü ortaya koyuyor.

Ayrıca boşanan ikizin evli ya da bekâr olandan da en az 2 yaş daha yaşlı görünen bir yüzü olduğu görülüyor.

Dr. Guyuron ve ekibi ayrıca antidepresan kullananları da uyarıyor, araştırmada bu tür ilaçların yüz kaslarında bir gevşemeye yol açarak yüzün sarkmasına yol açtığı kaydediliyor.

Sonuç olarak araştırma, ikiziniz olsa da olmasa da, genç bir yüz görünümünü korumak için sigara içmemenizi, güneşin zararlı ışınlarından korunmanızı ve antidepresan almanıza yol açacak ilişkilerden kaçınmanızı öneriyor.

28 Haziran 2012 Perşembe

Yanlış kozmetikler sivilce yapabilir

Ergenliğin başlıca cilt problemlerinden biri olan sivilceler, yağ bezlerinin fazla çalışmasının yanı sıra, yanlış kozmetik seçimi nedeniyle de oluşabiliyor...

Güneşin kurutucu etkisi yazın akneyi aklımızdan çıkarsa da, içinde bulunduğumuz kış mevsimi aknelerle daha sık karşılaşmamıza neden oluyor. Herkesin hayatında bir dönem yaşadığı bu sorun hakkındaki merak edilen sorularımı La Roche Posay Cilt Bakım Ürünleri'nin danışman dermatoloğu Uzman Doktor Elif Ebru Filiz yanıtladı.

Yağlı cildin özellikleri nelerdir?

Yağlı cilde ergenlik döneminde ve ergenlik sonrası dönemde sıklıkla rastlanır. Bu ciltlerde deride kalınlaşma, özellikle burun ve alın bölgesinde parlama ve akne gibi cilt sorunları gözlenir. Bazı kişlilerde gözenekler oldukça belirgindir. Aknelenme orta yaşlara gelince azalsa da, cilt yağlılığı devam ederek rahatsızlık verebilir. Fakat yaş ilerledikçe ciltteki yağ salgısı da azalır. Özellikle de menopoz döneminden sonra bu azalma belirginleşir.

Akne nedir?

Sivilce olarak da bilinen akne, yağ bezlerinin bir hastalığı olarak özetleneblir. Normalde yağ bezlerinin salgıladığı yağ tüy-yağ kanalı aracılığıyla dışarı atılır, fakat çeşitli sebeplerle yağ bezleri tarafından fazlaca salgılanan yağ bu kanalı tıkar. Bu tıkanma sonucunda da akne oluşur.

Ciltte akne ve yağlanma görülmesinin sebepleri nelerdir?

Hastalarımın beni ziyaret etmelerinin birinci sebebinin akne olduğunu söyleyebilirim. Genetik olarak yağlı cilde sahip bir ırk olduğumuzdan dolayı sadece ergenlik döneminde değil ergenlik sonrasında da sıklıkla yaşanan yağlı cilt sorunları ile karşılaşıyorum.

Kozmetik seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Ergenlik dönemindeki hormonal değişiklikler haricinde ergenlik sonrası dönemde de cilt bozukluklarının gözlemlenmesinin sebebi genetik, ırksal, ve psikolojik faktörlerdir. Bunun dışında kapalı, klimalı ortamlar da akneye elverişli ortamlardır. Bazı ilaçlar ve kozmetikler de akneye sebep olabilir.

Cilt hem hassas hem de yağlı olabilir mi?

Kullanılan kozmetik ürünlerin ciltle uyumlu, toleransı yüksek ve siyah noktaya sebep olmayan ürünler olmasına dikkat edilmelidir.

Hassas ve akneli ciltler için nasıl bir bakım önerirsiniz?


Hasassiyet bir cilt problemidir ve tüm cilt tiplerinde görülebilir. Yağlı ciltlerde özellikle iltihaplı akne vakalarında aşırı hassasiyet oluşabilir. Bunun dışında yanlış uygulanan bakımlar da yağlı ciltlerde hassasiyet yaratabilir. Akne tedavisi uzun bir süreçtir ve bu süreç içerisinde cildin toleransı da azalabilir. Cildin fizyolojisine uygun yüksek toleranslı ve aynı zamanda etkili ürünler kullanmak yapılacak en doğru şeydir.
Cilt bozukluklarının ana sebeplerinden biri de tıkanmış gözeneklerdir. Pürüzsüz görünüm için cilt ölü hücrelerden arındırılarak gözenekler derinlemesine temizlenmelidir. Bunu genellikle soyucu özellikteki içeriklerle gerçekleştirebiliyoruz.

26 Haziran 2012 Salı

Farklı zamanlara göre makyaj yapın

Kimi kadınlar makyaj yaparken yüzlerinde boya sürülmemiş yer bırakmazlar. Bu tip kadınların makyaj yaparak neyi ve neden saklamak gerektiğini hep düşünür, merak ederiz. Oysa güzellik uzmanları, makyajın zamana ve mekâna göre yapılması gerektiğini belirtiyor.

Bazı kadınlar da yüzlerine asla bir renk, ruj, allık bile sürmezler ve onların kendilerini salıp gittiklerini düşünürüz. Ama dudaklarda bir parıltı ve renk her kadına mutlaka hoş bir hava verir.

Tabii natürel ve düzgün yapılmış bir makyaj. Ne çok az, ne çok fazla ortasını bulmak. İşte size bir günde 3 ayrı zaman için yapılmış hafif ve doğal makyaj önerileri.

Ofis makyajı

Hafif bir kapatıcı, pudra, allık, bej tonlarında göz farı. Dudaklarda ise çok hafif bir parlatıcıyla gelen pembelik. Özellikle çalışan kadınların sabah yaptıkları makyajı tazeleyecek vakitleri olmadığından, seçtikleri tonlar konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir.

Akşam makyajı

Doğal makyaj, gerçekten sağlıklı, taze ve ten rengine uygulanan sade bir makyajla hayat buluyor. Akşamüstü makyajı sabah yapılan hafif makyaj ile gecenin cesur ama sade renkleri arasında bir uyum sağlıyor. Mavi tonlarını gözlerinize, bronz tonlarını yüzünüze ve kiraz renkleri dudağınıza uygulayabilirsiniz. Gözlerinize mavi tonlarında far ve kahverengi kalem çekerseniz hem daha fresh hem de daha modern bir görünüm kazanabilirsiniz.

Gece makyajı

Natürellik demek asla bir şey sürmemek anlamına gelmiyor. Hafif bir gece makyajında en önemli nokta göz, yanak ya da dudaklardan birine fazlalık vererek, diğerlerini çok daha hafif yapmaktır. Şimdi kirpiklerde bulaşmış rimel modası var. Kaşlarda ise doğallık ön planda.

Gözleriniz ön plana çıksın istiyorsanız, rimel olarak mutlaka siyahı tercih etmelisiniz. Sade yüze koyu tonlarına yakın bir allık sürerek de dikkati yanaklarınıza verir ve göz ve dudaklarınıza en açık tonları sürebilirsiniz.

Hollywood sadeliği

Bazı ünlüler doğal ve sade makyajlarıyla bilinirler. Her ünlünün arkasında mutlaka profesyonel bir makyöz bulunur. İşte milyonlarca kozmetik ürünlerinin arkasındaki usta parmakların ünlü müşterileri için söyledikleri…

Jennifer Lopez makyajı

Jennifer’ın kirpiklerini günde 2 kez kıvırıyorum. Uçlarından başlıyorum daha sonra aşağıdan yukarı doğru kıvırıyorum. Jennifer yüzünde tek renk ve dudağında parlak bal rengi rujlarla muhteşem görünüyor. Cildi de bal rengi tonlarında olduğu için dudağına da o renklerde sürmeyi tercih ediyorum. Aynı zamanda onun bronz tenine bayılıyorum. Şakaklarına çok az fırça sürmem yetiyor.

Gwyneth Paltrow makyajı

Tonlarca renk ve fırça ile yüz hatlarını kapatmak yerine, Gwyneth’in T-zone bölgesine fondöten ve sivilcelerine kapatıcı sürmeyi daha uygun buluyorum. Göz ve dudaklarına bej tonlarını ve mat pembe kullanmayı seviyorum. Eyeliner olarak ise kahve çizgileri mokka tonlarıyla karıştırmayı seviyorum.

Uzmanlardan saç bakımı

Ünlülerin kuaförleri, müşterilerinin saçlarını her şartta mükemmel kılan sırlarını açıkladı.

Bu sırlara göre; duştan sonra içme suyuyla durulanan saçlar daha parlak oluyor, kabaran saçlar el kremi yardımıyla yatışıyor

SAÇ KREMİNİZİ SOĞUTUN
Buzdolabınızda, gözaltı kreminiz ve ojenizin yanında saç kreminiz için de yer açın. Tıpkı diğer bakım ürünleri gibi saç ürünleri de buzdolabında muhafaza edildiğinde, içeriklerini daha uzun süre korurlar.'
-Yıldırım Özdemir, kuaför.

KURU SAÇLARI İYİLEŞTİRİN
'Kuru saçı nemlendirmek için, organik badem yağını yıpranmış bölgelere sürün. Yağın 30 dakika kadar saça nüfus etmesini bekledikten sonra yıkayın ve iyice durulayın.'
-David Babaii, Kate Hudson'ın saç stilisti.

FIRÇANIZI YORUN
'Evde kendi kendinize fön çekerken kullanacağınız yuvarlak fırçayı ilk önce sıcak fön tutarak biraz yıpratın. Hiç kullanılmamış fırçalar saça çok sarılarak işlemi zorlaştırabiliyor.'
-Yıldırım Özdemir, kuaför.

UÇUŞAN SAÇLARI SABİTLEYİN
'Kaş fırçanıza biraz sabitleyici sprey sıkın. Kulakların üstündeki, saç çizgisindeki ve ayrım yerindeki inatçı saçları bununla tarayın.'
-Yıldırım Özdemir, kuaför.

EN İYİ RENGİ SEÇİN
'Christy Turlington Burns'ün yoğun saç rengi, bebekken çekilmiş bir fotoğrafından esinlenilerek uygulanmış. Bebeklerin saçları çok daha parlak olur. Yaş ilerledikçe saç rengi matlaşır.'
-Brad Jones, renk uzmanı.

DÜZ SAÇLARA KAVUŞUN
'Boyalı ve çok yıpranmış saçlarınız varsa ya da dalgalı saçlarınızı bir süre düz kullanmak istiyorsanız, kuaförünüzde 'Brazilian Therapy' uygulaması yaptırın. Fön çektirme derdini ortadan kaldıran bu uygulamanın öncelikli amacı saçı iyileştirmek ve bakım yapmak. Saçınız uzayınca diplerine tekrarlatabilirsiniz.'
-Mahmut Ebil, kuaför.

İÇME SUYUNU DENEYİN
'Saçınızı, yıkadıktan ve duruladıktan sonra, duştan çıkmadan önce son bir kez içme suyu ile durulayın. Klorlu sudan arınan saçlarınız daha parlak görünecek.'
-Yıldırım Özdemir, kuaför.

HATALARI DÜZELTİN
Saç ürünlerini uygularken biraz aşırıya kaçtığınızda, durumu düzeltmenin yollarını Kimberly Kimble açıklıyor: Serum: Saçınızı kadife bir havluyla silin. Koton fazlalığı emecektir. Jel: Saçınıza pompalı bir şişeyle su sıkın. Bu, jeli sulandıracaktır. Sonra o bölgeyi tekrar kurutun ve baştan başlayın. Saç spreyi: Kurumasını bekleyin ve saç spreyinin içindeki alkolün yarattığı sertliği azaltması için parlaklık veren bir sprey sıkın. Pomad: Bunun geri dönüşü yok. Geriye taranmış bir at kuyruğu ya da topuz yaparak duruma ayak uydurun.

TARAK KULLANIN
'Duşta mutlaka ince dişli bir tarak bulundurun. Saçınıza sürdüğünüz her üründen sonra tarayarak ürünü bütün saça yedirin.'
-Plihip B.

EL KREMİNİZDEN YARARLANIN
'Eğer kuaförden çıktıktan sonra nemli havada saçlarınız kabarıp uçuşursa, el kreminizden bezelye tanesi kadar alıp avucunuza yayın ve çok hafif hareketlerle saçınızın kabaran yerlerine sürün.'
-Ata Arıkfidan.

MATLAŞTIRICI KULLANIN
'Yeni yıkamış olmanıza rağmen saç diplerinizde yağlanma varsa, ciltteki yağlanmayı alan matlaştırıcı kağıtları deneyin. Bu kağıtları saç diplerinize sürdüğünüzde, fazla yağı emecektir.'
-Gökhan Oktav, kuaför.

RUJUNUZU SAÇ RENGİNİZE GÖRE SEÇİN
Saç renginizi değiştirirken rujunuzu da değiştirin. Kiyah Wright, yeni saç renginize uyum sağlayacak bir ruj denemenizi öneriyor.

ASİ SAÇLARA SUYLA YÖN VERİN
'Saçınızın ayrım yerini değiştirmek için suyun altında istediğiniz yöne doğru tarayın. Bunu düzenli olarak yaptığınızda fönden daha etkili bir çözüm alırsınız.'
- Yıldırım Özdemir.

EVDE BAKIM
'Bakım ürünlerini ya da maskenizi hiç durulamadan bütün gün saçta bırakın. Böylelikle saçınıza çok iyi bir bakım uygulamış olursunuz.'
-MM Bahçecik Kuaför'den İsmail Babuz.

SERUMU DOĞRU MİKTARDA SÜRÜN
Mahmut Ebil, gereğinden fazla sürüldüğünde serum ve kırık uç önleyicilerin saçın dokusunu değiştirebildiğini ve saçı sönük gösterdiğini hatırlatıyor. Doğru yolu şöyle gösteriyor: İnce telli zayıf saçlar: Saçınızın yapısı zaten yağlıya dönükse, fındık büyüklüğünde uygulamanız yeterli. Kalın telli gür saçlar: Ceviz büyüklüğünde bir miktar ürün kalın telli saçlar için yeterli olacaktır.

DALGALAR YARATIN
'Doğal dalgalı saçlarla uyanmak istiyorsanız, gece yatmadan önce saçını geniş bigudilerle içe doğru sarın. Sabah bigudileri açın ve saçınızı parmaklarınızla hafifçe karıştırıp dalgaları açın. Ardından biraz sprey sıkarsanız, tüm günü hacimli saçlarla geçirebilirsiniz.'
-Mahmut Ebil, kuaför.

BİRADAN FAYDALANIN
'Limon ve bira sarı saçların matlaşmasını önler. Bir bardak biraya bir limon sıkın ve tüm saçınıza dökün. Güneşin altında oturup saça iyice nüfuz etmesini bekleyin. Sonra şampuanlayıp saç kremi sürün.'
-Oscar Blandi, kuaför.

PARMAKLARI KULLANIN
Kuaför Ata Arıkfidan, parmaklarınız ve birkaç pensle doğal dalgalara sahip olabileceğinizi söylüyor. Saçınızı tamamen kurutun ve tutamlara ayırın. Şekillendirici uyguladığınız tutamları parmaklarınızla sarın ve penslerle tutturun. 10 dakika bekledikten sonra sarılı kısımlara hafif fön tutun. Pensleri çıkarın ve saça yine parmaklarınızla şekil verin. Maşayla şekillendirilmiş gibi dalgalara kavuşacaksınız.

NEM DOPİNGİ YAPIN
Yazın güneşten ve denizden zarar gören ve nemini kaybeden saçlarınız için önce kuaförünüzde profesyonel nem bakımı yaptırın. Ardından evde haftada iki veya üç kere nem maskesiyle destekleyin. Saçlarınızın eski yumuşaklığına kavuştuğunu göreceksiniz.
-Mahmut Ebil, 'Yeni yıkamış olmanıza rağmen saç kuaför.

DÜZLEŞTİRİCİNİZİ YANINIZDAN AYIRMAYIN
'Yanınızda her zaman minik bir düzleştirici bulundurun. Küçük bir düzleştirici, kakülleri düzeltmek ya da nemli havanın neden olduğu elektriklenmeyi almak için yeterli olacaktır.' - Richard Marin; Megan Fox'un saç stilisti. 'Yanınızda her zaman minik bir düzleştirici bulundurun. Küçük bir düzleştirici, kakülleri düzeltmek ya da nemli havanın neden olduğu elektriklenmeyi almak için yeterli olacaktır.'
-Richard Marin; Megan Fox'un saç stilisti.

Kaynak:Sabah.com.tr

18 Haziran 2012 Pazartesi

Kadınlara özel en kötü yedi özellik...

Kadınların erkekleri çileden çıkaran ya da vazgeçemedikleri en kötü ortak özellikleri sizce neler? Elbette istisnalar olsa da daha çok kadınlarla özleştirilmiş en kötü yedi özellik şöyle sıralanıyor:

Tembellik

Gün içinde hiç bitmeyen stres ve yaşadığımız gerginlikler... Bunlar bir zaman sonra bizim sürekli her şeyden şikayet etmemize neden oluyor. Gün içinde sürekli oradan oraya koşturan bedenimiz, akşam olduğunda da aynı tempoda devam edemiyor. Bir yerden sonra iflas ediyor. Hangimiz çok yoğun tempolu bir iş gününden sonra akşam 1 saat egzersiz yapıyoruz mesela? Akşamımızı faydalı uğraşlarla geçirmek yerine ne yapıyoruz? Televizyon kumandasını elimize alıp saatlerce o dizi senin, bu film benim tembel tembel oturup akşamımızı öldürüyoruz.

Merak

Sevgilimize, arkadaşımıza sorduğumuz soruların hiçbir zaman ardı arkası kesilmez. Her zaman onlarla ilgili daha çok şey öğrenmek ve bizimle ilgili ne düşündüklerini bilmek isteriz. Hangimiz en yakın arkadaşımızın veya sevgilimizin günlüğünü karıştırmadık ki? Veya onun e-posta kutusuna girip maillerini okumadık ki? Eğer bunları yapmasaydık bize hazırlanan sürpriz doğum günü partilerini veya arkadaşlarımızın bizim hakkımızdaki gerçek düşüncelerini nasıl bilebilirdik ki zaten?

Açgözlülük

Her zaman daha çok ve daha leziz yemekler isteriz. Söz konusu olan eğer tatlıysa asla hayır diyemeyiz. Bir dilim çikolatalı pasta tüm cazibesiyle karşımızda dururken ve bize “beni yersen daha enerji dolu ve çekici olacaksın” diye haykırırken bizim onu reddetmemiz mümkün mü? İstediğimiz kadar tok olalım… Virgina Woolf'un ne dediğini hatırlayalım: 'İnsan yemek yememişse, iyi de düşünemez, sevişemez, uyuyamaz'

Gurur

Tabii ki hepimiz değerliyiz. Dolayısıyla da gururluyuz! Bir parça gurur egomuzu tatmin etmek için de her zaman ideal, aşırıya kaçmamak kaydıyla tabii ki! Unutmayın, kendinizi ne kadar çok severseniz, dış dünyaya da aynı ölçüde kendinizi sunarsınız. Başkalarını sevmeden önce kendinizi sevmelisiniz. Ki başkaları da sizi sevsin…

Dedikodu

Dedikodu yapmak kendimizi çok iyi hissetmemize neden olur. Her zaman konuşacak bir şeyler bulmamızı sağlar. Başkalarını çekiştirmek bizi mutlu eder. "Ben dedikodu yapmayı sevmem" diyen insanların bile aslında dedikodu yaptığını ve büyük bir haz aldığını da görürüz. Dedikoduyu kiminle yaptığınıza dikkat etmelisiniz. Unutmayın yerin kulağı var! Size tavsiyemiz asla samimi olan iki kişiden biriyle diğerini çekiştirmemeniz. Bir gün sonra her ikisi de size düşman olabilir.

Alışveriş

Canınız çok sıkıldığında, keyfiniz kaçtığında ne yaparsınız? Genellikle alışveriş değil mi? 1 alana 1 bedava ayakkabı kampanyalarından hangimiz hiç giymeyeceğimiz bir ayakkabıyı almadık ki? Veya yüzde 50 indirim kampanyalarına kanarak yüzde 50 tasarruf ettiğimizi düşünerek neler neler almadık ki! Yeni kıyafet satın almanın bizi daha mutlu yaptığı tartışmasız bir gerçek! Hatta terapiye gitmenize bile gerek yok. Dertlerinizden kurtulmanız için alışverişe çıkmanız yeterli! Alışverişe çıktığınızda sadece indirimde diye ürünler almayın. İşinize yarar mı yaramaz mı diye düşünün. Sonra kararınızı verin! Yüzde 50 indirimde diye normalde hiç giymeyeceğiniz bir gömleği almaya gerek var mı? Bizce yok!

Kıskançlık

Kıskançlık her insanın doğasında var. Az veya çok… Mesela sevgiliniz hem yakışıklı, hem seksi, hem de eğlenceliyse onu kıskanmamamız mümkün olur mu? Tabii ki hayır! Onu boğmayacak şekilde hafif kıskançlığa evet. Ancak onun sizden nefret etmesine neden olacak davranışlara da hayır! Öncelikle kıskanç olduğunuzu kabul edin. O duygularla yaşarken, kıskançlığınızı reddetmeniz size hiçbir şey katmayacaktır. Sevgilinize şöyle bir cümle kurabilirsiniz mesela. “Sevgilim benim kıskanç olduğumu sen de biliyorsun. Şule'nin senin çevrende dolaşarak sana kur yapmasından rahatsız oluyorum.” Tüm geceyi mide ağrılarıyla geçirmektense sevgilinizle açık açık konuşmanın faydalı olacağını düşünüyoruz.

1 Haziran 2012 Cuma

Yaşlılığı kabullenmeyenlere

Kusursuz bir yüz, düzgün bacaklar için kimine göre estetik cerrahi bulunmaz nimet.

Sadece bunlar da değil, doğuştan gelen kimi sorunlar veya ağır yaralanmaların imdadına da estetik ameliyatlar yetişiyor

Estetik ameliyat dendiğinde eskiden sadece burun kaldırma veya yüz gerdirme (facelift) operasyonları akla gelirdi. Üstelik bu ameliyatları da sosyete veya ünlüler camiası dışında kimse kolay kolay yaptıramazdı. İlerleyen tıp teknolojileri ile yaygınlaşan estetik cerrahi ve güzellik merkezleri sayesinde artık öğle arası yemek saatinde 'bir botoks yaptırıp' işe dönmek bile mümkün. Her yıl, yaz öncesi fazla yağlardan kurtulmak için liposuction yaptıranlar, göğüs ölçüsünden memnun olmayıp silikon taktırmak için soluğu estetik cerrahların kapısında alanlar da cabası. Yaşlanmak, hayatın gerçeklerinden biri. Peki estetik ameliyatlar buna ne kadar çare olabiliyor? Her yaz öncesi formda görünmek isteyenler için estetik cerrahi bulunmaz nimet mi? Kime, hangi estetik operasyonlar uygun? Estetik ameliyatlar sadece güzellik için mi yapılıyor? Tedavi amaçlı estetik operasyonlar neler? Güzelleşeceğim kaygısıyla eş dost tavsiyesiyle neşter altına yatmadan önce gerçekten işin uzmanı olan isimlere kulak verin. Bu yazı dizisinde estetik cerrahinin püf noktalarını okuyacaksınız.

Vücudumuzun dış yüzeyinde yaşlanma ya da hamilelik gibi fizyolojik olayların yol açtığı değişiklikler veya yaralanma, doğuştan olan anormalliklerin yol açtığı değişiklikleri düzelten ameliyatlar, estetik amaçlı cerrahi girişimlerin alanına giriyor. Bu cerrahi girişimler bazen hastanın isteğine bağlı, bazen de zorunlu olarak yapılıyor. Özellikle yaz mevsimi öncesi vücudundaki 'kusurlardan' kurtulmak isteyenlerin ilk adresi de yine estetik ve plastik cerrahi uzmanları oluyor.

YAŞLILIĞI KABULLENMEYENLERE

Avrasya Hospital'dan Estetik Plastik ve Rekonsriktüf Cerrahi Uzmanı Dr. Fuat Kurşun, yaşlanmayla kaçınılmaz hale gelen bu değişiklikleri şu şekilde özetliyor: Yüzde oluşan kırışıklıklar, boyunda ve karın derisinde sarkmalar, yüz çizgilerinin derinleşmesi, göz kapaklarında oluşan kırışıklıklar ve torbalanmalar... Bu tip değişiklikler yaşımızın ilerlediğini ve orta yaş dediğimiz 40'lı yaşlara ulaştığımızı haber verir. Dışarıdan bakıldığında aşağı yukarı yaşımızın tahmin edilebilmesine izin verir. Bu tip değişiklikleri her birey tercih etmese de bazı insanlar yaşlanmayı kabulleniyor. Ama eğer orta yaşlardan yaşlılığa geçiş yapmak istemeyenlerdenseniz sizin için estetik ameliyat olma zamanı gelmiş demektir.

TIBBİ VE KOZMETİK KAYGILAR İÇİN

Hamilelikten sonra karın derisinde ve göğüslerde oluşan sarkmaların da estetik cerrahiyle üstesinde gelinebileceğine dikkat çeken Dr. Kurşun "Ağır bir yaralanma ya da yanık gibi ileri derecede sakatlayıcı bir durum olmuşsa da devreye estetik ameliyat girmelidir. Hatta zaman kaybetmeden zorunlu olarak yapılmalıdır" diyor. Çocuklar için doğuştan gelen bozukluklarda da estetik operasyonların devreye girebileceğini belirten Dr. Kurşun "Örneğin yarık dudak-damak (tavşan dudak), yapışık parmaklar (syndaktili), parmakların sayısının fazla olması (polidaktili) gibi durumlarda da ameliyat zorunludur. Yarık dudak çocukta emme ve konuşma fonksiyonunu da bozar. Parmakların yapışık olması gelişim ve fonksiyon sorunu oluşturur. Yaralanmayla oluşan doku kayıpları ise hem estetik hem fonksiyon kusuru oluşturabileceğinden estetik ameliyat gerektirir" diye konuşuyor.

Kanserin olumsuz etkisini de siliyor

Dr. Fuat Kurşun, estetik cerrahinin kanser hastalarının tedavisinde de rol alması gerektiğini söylüyor ve ekliyor: Örneğin cilt kanserleri malign melanom, epidermoid karsinom, bazal hücreli karsinom gibi hastalıklar vücudun dış yüzeyinde meydana geliyor. Bu da özellikle yüz bölgesinde istenmeyen görüntülere yol açabiliyor.

Bu nedenle yapılacak cerrahi müdahale hem tedavi edici hem de kozmetik kaygıları giderici şekilde yapılmalı.

Pazardaki sebze ve meyvelerle cilt bakımı

Yeşil yapraklı bitkiler ve buzdolabınızdaki bazı sebzeler cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda inanılmaz etki yaratmaktadırlar.

Nergis, zencefil, maydanozlu doğal güzellik reçeteleri

Bahara, güneşin açtığı ve havaların ısındığı bu aylara güzel ve çekici girmek için önerilerimize kulak vermenizi tavsiye ederiz.

Bazen size tavsiye edilen bir kremin güzelleştireceğini sanırken, tam tersi olabilir. O yüzden her zamanki gibi diyoruz ki, doğal olandan şaşmayın! Bitkilerin genel olarak neye iyi geldiği konusunda da genel bilgilere sahip olmak lazım. Örneğin yeşil yapraklı bitkiler, cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda kullanılır. Böğürtlen ve ahududu gibi orman bitkileri sivilceler için olumlu sonuçlar sağlar. Bahara, bakımlı ve güzel girmek için tavsiyelerimize kulak verin. Sadece şifalı bitkilerin değil, pazarda satılan mevsim sebze ve meyvelerinin de cilt için harikalar yaratacağını unutmayın.

Bazı meyvelerin cilde etkili olmasının nedeni içindeki meyve asididir. Asitler gençleştirici özelliği nedeniyle kozmetikte bazı kremlerin içeriğinde de bulunur. Evde her şey elinizin altında iken ve bu kadar kolayken neden güzel olmayasınız? Bu yöntemler sadece günümüzde değil, yüzlerce yıl öncesinde de kullanılmış. Eski Mısır ve Yunanistan'dan günümüze aktarılan eski kaynaklarda da bu güzellik reçeteleri bulunuyor.

İşte doğadaki güzellik yolları

Canlı bir cilt için

Yemeklerde kullandığınız kabakla güzel bir maske yapabilirsiniz. Bir adet kabağı soymadan pişirin. Soğuduktan sonra alın ve soğutun. İçine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı katın. Bu karışımı yüze sürün. 20 dakika sonra ılık su ile temizleyin. Canlı bir cilt elde edeceksiniz.

Kırışıklıkları yok etmek için

Bir çorba kaşığı papatya içine 10 gr propolis ekleyin. (Propolis, arılar tarafından değişik ağaç kabukları ve bitki yapraklarından toplanarak kovanlara taşınan reçineli maddedir. Herbalium'da bulunuyor.) Bu karışıma bir çorba kaşığı da bal ekleyin. Bu maske kırışıkları düzenli uygulamalarla yok eder. Cildi parlak hale getirir. Maskeyi ciltte bir saat bırakabilirsiniz. 

Nergisten gelen güzellik

Birçok çiçek kozmetikte krem yapımında kullanılır. Turuncu renkli nergis de bunlardan biridir. Şimdi bahçelerde tazesi var. Bir nergis çiçeğini yaprakları, sapı ve çiçeği ile 5 dakika (bir su bardağı su ile) kaynatın. Soğuduktan sonra yüzünüze sürün. Düzenli uygulamada cildinizinin canlandığını, çizgilerin azaldığını göreceksiniz.

Sarı altın: Zencefil

Yağlı cilt için: 1 çay bardağı zeytinyağı içine, bir çay kaşığı zencefil ilave edin. İki saat bekletin. Yüzünüze parmağınızla bu sıvıyı sürün. (Gözlerinize ve altlarına sürmeyin) Bir saat sonra pamukla temizleyin. Ardından sabunlu su ile yıkayıp yağların gitmesini sağlayın. Uygulamadan sonra pırıl pırıl bir cilde sahip olacaksanız. Unutmayın zencefil, güzellikte "sarı altın' kadar değerlidir.

En güzel cilt besleyici: Maydanoz

Bu bitkinin herkes yapraklarını kaynatır ama asıl etki kökündedir. Bir bahçeden kökleriyle alın. Üç kök maydonozun köklerini yaprakları ile birlikte beş dakika kaynatın. Su bir su bardağı olsun. Bu su soğuyunca içine çeyrek limon sıkın. Cildiniz için güzel bir besleyicidir. Bu su ile günde iki kez (sabah-akşam) cildinizi bir pamuk yardımı ile silin.

Bezelye: Taze bezelyenin dışında donmuş bezelye de kullanabilirsiniz. İçinde B1 ve C vitaminlerinin haricinde protein, lif ve folik asit bulunur. Bir avuç tane bezelyeyi iyice ezin. İçine üzüm pekmezi katıp bulamaç yapın. Bir yumurtanın akını ekleyin. Bir iki damla zeytinyağı, bir tutam yulaf unuyla birlikte yine karıştırın. Bu maske cildi besler, canlandırır. Bebek gibi bir tene sahip olursunuz.

Karahindiba: Bu bitkinin şimdi tam mevsimi, kırlarda var... Yapraklarını 2 çorba kaşığı olana kadar küçük küçük doğrayın. Bir büyük su bardağı suda kaynatın. Süzün ve soğutun. Akşamları yatmadan önce bu su ile yüzünüzü yıkayın. Bu işlem bir süre sonra leke ve çilleri yok eder. Çok eski bilgi kaynaklarında da karahindibanın lekeleri açtığı yazılıdır. (Yabanturbu da lekeler için birebirdir)

Patates: Bir adet patatesi rendeleme yöntemiyle güzellikte kullanabilirsiniz. Rendeli sebzenin içine bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Yarım çay bardağı da pastörize olmayan süt ilave edin. Bu karışımı maske olarak yüzünüze sürün. Bu da kahverengi güneş lekelerini yok eder. 

Elma: Elma maskesini sakın ihmal etmeyin. Deriye çok yararlıdır. Hem normal hem de kuru ciltler için iyidir. Bir orta boy elmayı rendeden geçirin. Bir kaşık bal koyun. Maskeyi uyguladıktan on dakika sonra silin. Elmayı sütte de pişirebilir, sadece (soğuduktan sonra) sütlü lapa haline gelen haliyle de sürebilirsiniz.

Çilek: Çileğin içeriğinde yüksek oranda C vitamini yer alıyor. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli bir meyvedir. Kuru ciltler için çilek çok iyi sonuçlar sağlar. Bir avuç çilekle bir çorba kaşığı yulaf karıştırılır. İçine bir çorba kaşığı da yoğurt ilave edilir. Bu maskenin özelliği göz altına da sürülebilmesidir. Karışımı 20 dakika yüzünüzde bekletip ılık su ile yıkayın. Özellikle göz altlarındaki çizgiler için birebirdir.

Lavanta: Lavanta cilt temizlenmesinde gayet iyi sonuçlar verir. Bir kaşık lavantayı sıcak suda demleyin. Bir pamukla yüzünüzü silin.

Şifalı bitkilerden elde edilen doğal yağlar

Lavanta yağı, biberiye yağı ve gülyağı da kırışık ciltler çok fayda sağlıyor, düzgünleştiriyor. Tabi yağların saflık derecesi ve katkısız olması da önemlidir. Herbalium'da, bu özellikteki bitkisel yağlar sergileniyor. Herbalium'un özel formülle ürettiği cilt bakım yağı ise bütün bu yağların karmasından oluşan özel bir cilt ürünüdür.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Bacak bacak üstüne atmadan iyi düşün!

Bir kadının bacak bacak üstüne atması zarif ve şık bir görüntü verebilir, ancak bunun ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu biliyor muydunuz?..


Merkezi Malezya’da bulunan ve Çin genelinde de faaliyet gösteren M.J. Sağlık Yönetimi Merkezi adlı kuruluşun raporunda, bacak bacak üstüne atmanın kan akışını engellediği, buna bağlı olarak kan pıhtılaşması, bel burkulması ve incinmesi, omurga disklerinin kayması ve skolyoz (omurgada anormal eğrilik) gibi ciddi rahatsızlıklara neden olduğu bildirildi.

18 bin 61 kişiye uygulanan anket sonucunda yayımlanan raporda, modern toplumun standart alışkanlıklarının insan sağlığına etkileri araştırıldı.

Yaşlıların uyandıktan sonra tansiyon aniden düştüğü ve muvazene kaybına neden olduğu için yataktan hemen kalkmamaları önerilen raporda, yaşlıların uyandıktan sonra en az üç dakika daha uzanarak beklemeleri ve yavaş bir şekilde yataktan doğrulmaları istendi.

Araştırma sırasında tuvalette çok fazla kalmanın zararı da incelenirken, tuvalette kitap okumanın hemoroid ve kabızlığa davet niteliğinde olduğu ve bağırsaklarda tembelleşmeye sebep olduğu belirlendi.

Çay ve kahvenin aşırı sıcak tüketimi, bilgisayar ekranına üç saatten fazla bakma, ofislerde devamlı oturarak çalışma ve az su tüketimi gibi modern toplumun alışkanlıklarının da değerlendirildiği rapor, bu "sağlıksız alışkanlıkların" ölüm nedenlerinde yüzde 50’lik bir orana sahip olduğunu belirtiyor.

Güzellik kremi yerine sebze meyve

Bakımlı ve güzel olmak deyince, genelde akla gelen ilk ve en kolay yol, bir güzellik uzmanının yolunu tutmak oluyor. Ama güzel olmak adına biraz daha farklı uygulamaları da deneyebilirsiniz.


Öncelikle herkes kendi kendinin "güzellik uzmanı" olmalı, diyorum. Çünkü insan en iyi kendini tanır. İçine dayanıklı olsun diye kimyevi bir katkı maddesi eklenmiş doğal olmayan bir kremin sizi güzelleştireceğine inanmışken, bazen tam tersi de olabilir. O yüzden her zamanki gibi diyoruz ki, doğal olandan şaşmayın! 

Bitkilerin güzellikte ve zayıflamada genel olarak neye iyi geldiği konusunda bilgilerimizi sizlerle paylaşıyoruz. Ama medyaya bir bakıyorsunuz konular çok kısıtlı ve bilinen şeyler. Örneğin, yıllardır kadınlara salatalık dilimlerinin iyi geldiği anlatılır. Oysa sadece bunlarla sınırlı değil. Siz rendelenmiş bir patatesin cilde ne kadar iyi geldiğini biliyor musunuz? Ya yeşil yapraklı bitkilerin cilde sağladığı artıları? Sebze ve meyvelerin cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda ne gibi yararlar sağladıklarını? Bunlar gibi çok sayıda önemli doğal reçeteyi sizlerle paylaşacağız. Bu bilgiler yeşil örtünün içinde saklı hazine gibi... 

Böğürtlen ve ahududu gibi orman bitkileri sadece gerginlik sağlamak ve pürüzsüz bir teni korumak için değil, sivilceler için de olumlu sonuçlar sağlar. Manavda satılan sebze ve meyvelerin de cilt için harikalar yaratacağını unutmayın. Bazı meyvelerin cilde etki sağlaması içlerindeki meyve asidinden kaynaklanır. Asitler gençleştirici özellikleri nedeniyle kozmetikte bazı kremlerin içeriğinde de yer alır. 

Doğadaki bitkilerin bazılarında ise zayıflatıcı özellikler vardır. Peki süte ne demeli? Her gün bir kez yağı alınmış sütle yüzünüzü sildiğinizde sonucu bir süre sonra siz de göreceksiniz. Bu yöntemler sadece günümüzde değil, yüzlerce yıl öncesinde de kullanılmış. İşte şimdi de Tanrı'nın bize verdiği besinlerin, güzellikte yarattıkları mucizeleri sizlere hatırlatıyorum: 
Kabak: Bir adet kabağı soymadan sira pişirin. Soğuduktan sonra alın ve soğutun. İçine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı katın. Bu karışımı yüzünüze sürün. 20 dakika sonra ılık su ile temizleyin. Canlı bir cilt elde edeceksiniz.
Patates: Rendeleyin ve içine bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Yarım çay bardağı da pastörize olmayan süt ilave edin. Bu karışımı maske olarak yüzünüze sürün. Yaz boyunca günlerce cildinizde yer eden kahverengi güneş lekelerinin azaldığını göreceksiniz. 

Maydanoz: Bir bahçeden maydonuzu kökleriyle birlikte alın. Üç-dört kök maydanozun köklerini yaprakları ile birlikte beş dakika 1 bardak suda (çeşme suyu değil içme suyu) kaynatın ve soğumaya bırakın. İçine çeyrek limonun suyunu sıkın. İşte cildiniz içingüzel bir besleyici. Bu su ile günde iki kez cildinizi bir pamuk yardımı ile silin. 
Bezelye: Bebek gibi bir ten için bezelyeden yararlanın. Bezelyede B1 ve C vitaminlerinin haricinde protein, lif ve folik asit bulunuyor. Bir avuç tane bezelyeyi iyice ezin. İçine üzüm pekmezi katıp bulamaç yapın. Bir yumurtanın akını ekleyin. Bir iki damla zeytinyağı, bir tutam yulaf unuyla birlikte yine karıştırın. Bu maske cildi besler, canlandırır. 
Elma: Elma maskesini sakın ihmal etmeyin. Hem normal hem de kuru ciltlere birebirdir. Bir orta boy elmayı rendeden geçirin. Bir kaşık bal koyun. Hazırladığınız maskeyi on dakika yüzünüzde tuttuktan sonra silin. Elmayı sütte de pişirebilir, sadece (soğuduktan sonra) sütlü lapa haline gelen haliyle de sürebilirsiniz. 
Zencefil: Özelliklere yağlı ciltlere çok uygun bir maskedir. 1 çay bardağı zeytinyağı içine bir çay kaşığı zencefil ilave edin. İki saat bekletin. Yüzünüze parmağınızla bu sıvıyı sürün. Gözlerinize ve altlarına sakın sürmeyin. Bir saat sonra pamukla temizleyin. Ardından sabunlu su ile yıkayıp yağların gitmesini sağlayın. Uygulamadan sonra pırıl pırıl bir cilde sahip olacaksanız. 
Yağlar: Lavanta yağı, biberiye yağı ve gülyağı da kırışık ciltler çok fayda sağlar. Cildi gerginleştirir. Tabi yağların saflık derecesi ve katkısız olması önemlidir. Herbalium'da, bu özellikteki bitkisel yağları bulabilirsiniz.