Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2013 Cumartesi

Alkolün Vücuda Etkileri, Akşamdan Kalma Olmayı Engellemenin Yolları

Alkolün vücuda pek çok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bu etkiler; içeceğin alkol miktarına, bireyin metabolizma hızına, içme hızına ve süresine, açlık ve tokluk durumuna, sigara/madde veya yemek ile birlikte alınıp alınmadığına göre değişir.

Erişkin bir birey vücuttan dakikada ortalama 0,15 gram alkol temizler. Bu rakam, bireyden bireye farklılık göstermektedir. Ayrıca alkolün etkilerinin kadınlarda erkeklere göre daha çabuk görüldüğünü de eklemek gerekir.



Alkolün vücuda etkilerine gelecek olursak;

-Algılarda yavaşlama

-Yüzde kızarma

-Reflekslerde zayıflama

-Dikkat eksikliği

-Vücut hareketlerini kontrol edememe

-Bulantı, kusma

-Görme bozuklukları, halüsinasyonlar

-Bilinç kaybı

-Diürez (sık idrar çıkma)

-Terleme

-Uyku hali

-Hafıza kaybı


Akşamdan Kalmalık:

Alkol alımını takiben doz bağımlı olarak ortaya çıkan bu etkilerin haricinde, fazla miktarda alkol alımı sonrası ertesi gün kendini gösteren; halk arasında ''akşamdan kalma'' veya ''hangover'' denilen durum ise 12 ila 24 saat kadar sürebilir ve kendini şu şekilde gösterir;

-Baş ağrısı

-Dehidratasyon (susuzluk)

-Mide ağrısı/bulantısı/yanması

-Sersemlik, yorgunluk, güçsüzlük

-Işığa ve sese hassasiyet

-Kan şekerinde düşme, sık acıkma hissi

-Titreme



Gelelim, keyifli bir gecenin ardından bu sendromlarla dolu bir gün geçirmemek için neler yapılabileceğine;

-Bol su tüketin: Alkol almadan önce, alım sırasında ve aldıktan sonra olmak üzere mutlaka su için. Saydığımız bu sendromların pek çoğunun asıl sebebi susuzluktur. Ortalama 250 mi alkol alımını takiben vücut 1 litre civarı su kaybeder. Alkol, iyi bir diüretiktir.

-Aç karnına alkol tüketmeyin: Alkol almadan önce midenizin boş olmadığından emin olun. Hatta alkolü yemekle birlikte alın veya yanına kuruyemiş tüketin.

-Şeker içeren içeceklerle yapılan kokteyllerden kaçının: Şeker, alkolün etkilerini artırıcı etki gösterir.

-Farklı içecekleri karıştırmayın: Geceye ne ile başladıysanız onunla devam etmeye özen gösterin.

-Alkol alımından evvel kafeinden uzak durun: Papatya, rezene, melisa, ıhlamur gibi bitki çaylarını tercih edin.

-Bol C vitamini tüketmeye özen gösterin: Yüksek miktarda C vitamini içeren besinler; brokoli, maydonoz, domates, biber, turunçgillerdir. Özellikle turunçgillerin sularını değil, kendisini tüketmeye çalışın.

-Eve geldiğinizde ayıldıktan sonra uyumaya çalışın.

-Ertesi sabah yüksek kalorili kahvaltılardan kaçının: Zaten alkolle baş etmeye çalışan midenizi ağır yiyeceklerle yormayın.

-Çok sıcak veya çok soğuk, şok duşlardan kaçının: Ilık suyla alınan bir duş sizi kendinize getirmeye yardımcı olacaktır.

-Bütün günü yatakta geçirmektense temiz havada 30-35 dakikalık yürüyüşler yapın.



Medikal Tedavi: Alka Seltzer olarak bildiğimiz, aslında hepimizin yakından tanıdığı Aspirin'in efervesan formu olan ilaç, akşamdan kalma etkilerini silmek için oldukça sık kullanılmaktadır.
Bu ilacı gebeliğinin son 3 ayında olanlar, kanama eğilimi olanlar ve astım hastaları kullanmamalıdır. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar ise mutlaka doktora danışmalıdırlar.


Unutmadan... Alkol bir zehirdir. En iyi tedavi, kullanmamaktır.

Sağlık Sayfam sağlıklı, mutlu günler diler...

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Negatif Kalori, Sınırsız Tüketim


Yediğimiz içtiğimiz her şeyin belli bir kalori değeri var. Sıfır kalorili olan tek şey, hani şu zor anlarda yaradana sığınıp suçu attığımız su.

Örneğin 100 kalorilik bir besin tükettiniz. Vücudunuz da bunu sindirmek için 30 kalori harcadı. Sonuç olarak bu besin size 70 kaloriye mal olacak.

Sarf ettirdiği enerji, aldırdığı enerjiden yüksek olan besinlere ‘’negatif kalorili besinler’’diyoruz. Bu besinleri diyet yaparken yağsız olmak koşuluyla, bol bol, gönül rahatlığıyla tüketebiliyoruz. Tabii ki yine de günde 3-4 porsiyon sebze-meyveyi geçmemekte fayda var. Peki bunlar neler?



SEBZELER:
KABAK
ISPANAK
ŞALGAM
SOĞAN
MARUL
LAHANA
SALATALIK
KARNABAHAR
KEREVİZ
ŞEKER PANCARI
KUŞKONMAZ
BROKOLİ
ŞALGAM

MEYVELER:
YABAN MERSİNİ
ELMA
LİMON
MANGO
GREYFURT
PORTAKAL
AHUDUDU
BÖĞÜRTLEN

Fakat önemli olan bu besinleri haşlayarak, ızgara yaparak veya çiğ tüketmek. Kabağı göl gibi yağa atıp negatif kalorilerden medet ummak elbette olmaz. Diğer bir püf noktası ise beraberinde bol bol sıvı almak.

Afiyet bal şeker olsun, yeter ki kalori olmasın!

27 Mart 2013 Çarşamba

Ara Öğün, Ana Öğün Olmasın


Uzmanlar bas bas bağırıyor, ‘’sık yiyin, az yiyin’’ diye. Duymayanınız kalmamıştır. Gerçekten de öyle. Vücudumuzu bir makine gibi düşünürsek, metabolizmayı çalıştırmak için sürekli yakıt vermemiz gerekiyor. O nedenle, ideal beslenmenin yolu 3 ana, 3 ara öğün yapmaktan geçiyor.
Fakat adı üstünde, ‘’ara’’ öğün. Yani ufak tefek, maksadını aşmayacak şekilde olması, 100-150 kaloriyi aşmaması gerekiyor. Ara öğün yapacağım diye yarım ekmek arası sandviç yerseniz diyet, diyet olmaktan çıkar. Bu yazıda, diyet yaparken tüketebileceğiniz sağlıklı ve düşük kalorili ara öğün önerilerinde bulunacağım.

nutt-5 adet fındık / 5 adet badem / 2 adet ceviz içi + 2 adet kuru kayısı / 8-10 adet çekirdekli siyah üzüm
-2 adet kepekli galeta / 3 adet diyet bisküvi + 1 bardak ayran/kefir
-1 porsiyon meyve + 1 bardak yağsız süt
-2 dilim tam buğday ekmeğinden yapılmış peynirli tost


-1 dilim az yağlı, esmer şeker ve tam buğday unuyla yapılmış kek
-1 kase, yağsız sütte beklemiş ve1 çay kaşığı bal ile tatlandırılmış yulaf ezmesi
-Yağsız sütle yapılmış ve üzerine bol tarçın serpilmiş sütlü tatlı
fluffy green salad 004
-Mevsim yeşilliklerinden yapılmış, sirke/limon ve zeytinyağı gezdirilmiş salata + 1 adet galeta/kepekli diyet kraker
-1 kutu meyveli probiyotik yoğurt
-Yarım paket diyet kraker / bisküvi
-Yarım simit + az yağlı beyaz peynir
Ara öğün denince çoğumuzun aklına kolay ulaşılabilir, çantaya atılabilir diyet bisküviler geliyor.
Fakat üzerinde ‘’light’’ yazıyor olması onları o kadar da masum kılmıyor. Ayrıca endüstri ürünleri oldukları için içlerinde tatlandırıcılar, katkı maddeleri olabiliyor ve beklendiği kadar tok tutamıyorlar. Kan şekerini çok da iyi dengeleyemiyorlar.
O nedenle, evden çıkmadan önce bir 10 dakikanızı ayırıp, ara öğünlerinizi kendiniz hazırlayıp çantanıza koymanızı öneririm. Hem kesenize hem de vücudunuza daha faydalı olur.
Unutmadan, günde en az 3-4 porsiyon taze sebze-meyve tüketmelisiniz. Vitaminlerden tam anlamıyla faydalanmak için sularını içmeniz değil, meyvenin/sebzenin kendisini tüketmeniz, mümkünse kabuklarını soymamanız sizin için en iyisi olacaktır.

Sağlık Sayfam sağlıklı günler diler...

23 Şubat 2013 Cumartesi

Canan Karatay Diyeti

Canan Karatay Diyeti
Canan Karatay Diyeti


Dr. Canan Karatay tarafından hazırlanan Karatay diyeti için hazırladığımız örnek karatay diyeti listesi aşağıdadır.

Karatay Diyeti Listesi 1.Gün: Pazartesi

Kahvaltı (08.00-09.00): İki adet yumurta (Suda haşlanarak rafadan ya da kayısı kıvamında hazırlanmış. Tereyağında peynirli omlet de yapılabilir.)8-10 adet tuzu alınmış yeşil ya da siyah zeytin. Bir avuç içi kadar beyaz peynir,4-5 adet gün kurusu kayısı.Şekersiz bitki çayı, su ya da meyve çayı. Bir (ince belli) çay bardağı ceviz (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir avuç içi kadar dana söğüş, bol salata ve zeytinyağlı fasulyeSalata olarak dilimlenmiş ya da rendelenmiş turp ve havuç veya mevsim salatası, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile hazırlanmalıdır.Bir su bardağı tuzsuz ayranArzu edildiği kadar şekersiz bitki çayı ya da su

Ara öğün (şart değil) (15.00): Yarım su bardağı kadar ceviz Şekersiz olarak sevdiğiniz herhangi bir çay ya da taze limonlu su

Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık, yeşil soğan, roka ve turp (Salata bol miktarda hazırlanıp, içine, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile birlikte tane keten tohumu ilave edilerek hazırlanmalıdır.)

Karatay Diyeti Listesi 2.Gün: Salı
Kahvaltı (08.00-09.00): Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir 2-3 adet çarliston yeşilbiber 5-6 adet minik domates Şekersiz çay ya da süt Bir (ince belli) çay bardağı fındık (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fındık mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

Ara öğün (şart değil) (10.00): Yarım su bardağı kadar ceviz Bol su ya da yeşil çay

Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir tabak zeytinyağlı barbunya ya da etli sebze yemeğiLahana ya da karnabahar salatası (Çiğ ya da buğulanmış olabilir)Bir su bardağı ayran ya da bir kase yoğurt

Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir orta boy elma ya da mevsim meyvesiBir kase yoğurt (Mümkünse evde mayalanmış veya geleneksel usulle üretilmiş. Kesinlikle diyet olmayacak)Şekersiz çay ya da bir fincan Türk kahvesiNescafe olarak bilinen granül kahveler işlenmiş gıda oldukları için yasak

Akşam yemeği (18.00-19.00): Balık ızgara (Fırında veya buğulama usulü de pişirilebilir)Bir tabak pilakiRoka, yeşil soğan, maydanoz ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası

Karatay Diyeti Listesi 3.Gün: Çarşamba

Kahvaltı (08.00-09.00): Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)Bir avuç içi kadar beyaz peynir 2-3 adet tatlı kırmızıbiber Yeşil çay ya da sevilen bitki çayı Bir çay bardağı (ince belli) Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

Ara öğün (şart değil) (10.00): Tuzsuz yer fıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış olmalı)Bol su ya da bitki çayı

Öğle yemeği (13.00-14.00): Bir bardak zeytinyağlı taze yeşil fasulye3-4 adet ızgara köfte1 kase yoğurtTurp ve havuç rendelenerek hazırlanmış salata ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)Bol su veya ayran

Ara öğün (şart değil) (15.00): Bir elma ya da armut 1 kase yoğurt

Akşam yemeği (18.00-19.00): 3-4 kalem kuzu pirzola ya da avuç içiniz kadar bonfile ızgara. Zeytinyağlı enginar ya da bir tabak taze baklaMevsim salatası ve bir tatlı kaşığı keten tohumu

30 Aralık 2012 Pazar

Cingıl Bellz Cingıl Bellz: Yılbaşı Gecesi Ne Yemeli Ne İçmeli?


Yılbaşı, adı üstünde asıl eğlence 12'den sonra başlıyor. Yani uyku düzeni, sindirim alt üst oluyor. Şimdi gelelim yılbaşı gecesini en hafifi şekilde nasıl atlatırız'a...



Sabah kalkma zorunluluğu olmayanlara fazla erken kalkmamalarını öneririm. Unutmayın gece genç, uyku size daha çok lazım olacak:) Enerjiinizi depolayabildiğiniz kadar depolayın.

Güne sıkı bir kahvaltıdan önce 1 bardak oda sıcaklığında suya 3-4 damla limon damlatıp içerek başlayın. Bunun sırrını çoğunuz biliyorsunuzdur artık, önceki günden kalanların bağırsaklarınızdan atılmasını kolaylaştıracak. Yani vücudunuzun kontak anahtarını çeviriyorsunuz bir nevi ona su vererek:)

Kahvaltıda hamur işi, krep gibi ağır şeyler tüketmeyin. Nasıl olsa bütün gece bunlar çeşit çeşit olacak masanızda. O nedenle kahvaltıda mutlaka 1 bardak süt tüketin. Yumurta, peynir zeytin ve yeşilliği de ihmal etmeyin. 2 dilim ekmek tüketebilirsiniz, beyaz siyah sizin tercihinize kalmış ama 2'nin üzerine çıkmayın derim.

Kahvaltının üzerine mutlaka 1 bardak yeşil çay ile takviye yapın. Ayrıca gün içinde içeceğiniz 2 litre su, hem sindiriminizi kolaylaştıracak, akşam alkol tüketeceğiniz için çok su kaybedeceksiniz, o nedenle bunu yerine koymaya şimdiden başlamak lazım değil mi? Cildinizi gerginleştirmesi de cabası! Unutmayın dünyanın en usta ellerine bile makyajınızı yaptırsanız, altında güzel bir cilt yatmıyorsa ne fayda! Işıl ışıl parlamak istiyorsanız kendinizi su-yeşil çay ikilisine bırakın derim.

Hazırlanmak için daha çok vaktiniz var, kahvaltıdan 1-2 saat sonra 1 saatlik tempolu bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.     Veyahut yüzme, fitness yine aynı şekilde yardımcı olacaktır. Hem de akşam ayakta uzun saatler geçirebilme ihtimalinizi göz önünde bulundurun, vücudunuzu harekete hazırlayın.

Öğle yemeğinde fazla kaçırmayın ölçüyü. Akşama mideniz dolu olmasın ki özenle yapılmış yemeklerden tadabilin. 1 kase çorba, ki kış aylarında en ideali, yanında 1 tabak salatayı bol limonla/sirkeyle tatlandırarak tüketebilirsiniz. Ekmeksiz yemeye çalışın mümkün olduğunca ki fazla doygunluk hissetmeyin.

Yavaş yavaş hazırlıklar başlıyor! Akşam üzeri saat 16.0-17.00 gibi hazırlanırken bir taraftan bir adet yeşil elma yiyebilirsiniz. Hem midenizi alkole hazır tutar, hem de yemekler nerde kaldıı yahuuu diye gözünüzün dönmesini engeller:)

Eveet! Şimdi geldik yılbaşı yemeğine. Önünüzde birbirinden güzel mezeler, içkiler, en güzeli de birçoğunuzun masasında hindi var. Bu gece yemek yerken aklınızda şu olsun; ''sanki daha önce hiç yemedim''. Evet. Örneğin patates kızartması yiyorsunuz, hayatınızda ilk defa yiyormuş gibi davranıp küpüne girmenize gerek yok. Daha önce kaç türlüsünü yediniz çünkü. Bilmediğiniz şey değil. Sadece ev sahibine fikir beyan etmek adına tadına bakmanız sizin için faydalı olacaktır. 

Gelelim en önemli meseleye, alkole. Yılbaşı gecesi de içmeyeceksek ne zaman içeceğiz? dediğinizi duyar gibiyim. Keyfiniz öyle istiyorsa, elbette alkol tüketeceksiniz. Sonuçta yılbaşı senede 1 gün geliyor. Onda da kendimize katı kurallar koymaya gerek yok. Çünkü büyük bir çoğumuz o geceyi midemize zehir edip ertesi gün hepten beter koyveriyoruz. Yılbaşı gecemiz de elimizden uçup gidiyor.  Öncelikle, eğer seviyorsanız, şarap öneririm.  Faydalı olan tek içki çünkü. İki kadeh keyif yapayım hem de fayda sağlayayım diyorsanız kırmızı şarap ideal! 

Gençler genelde bira/votka/tekila tercih ediyor. Hatta birçoğu eve gidince kokmayayım diye votkadan vazgeçemiyor:) Votka tüketecekseniz eğer, limonla, portakalla, vişneyle yani meyve sularıyla tercih edin mümkünse. Votka-enerjiye hayır! Enerji içecekleri yapay, ne idüğü belirsiz kafein bombaları çünkü. Hiç gerek yok.

Biranın da ne denli kalorili olduğunuz biliyoruz ama bir gecelik bunu düşünmeyin eğer çok seviyorsanız. Ama yine de 4-5 taneden fazla içmeyin derim. Bir de sızma riski var üstelik:)

Sigara tüketimine gelince... Eğer içiyorsanız, üstüste tüketimlerden kaçının. Peşpeşe en fazla 2 adet içmelisiniz. Fazlası, akut nikotin zehirlenmesine kadar gidiyor. 

Uzun lafın kısası, gecenizi berbat etmek istemiyorsanız hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmayın. Unutmayın yılbaşının amacı yemek yemek değil, hep birlikte olmak, dilekler dilemek, yeni yılı ailemizle karşılamak:)



Sağlık Sayfam hepinize şimdiden güzel bir 2013 diler, mutlu kalın, sağlıklı kalın! :)

26 Nisan 2012 Perşembe

Nisan Ayı Sağlık Raporu

Nisan ayının son demlerini yaşadığımız şu günlerde, bir yenilik yapmaya, bir nevi yazı dizisi oluşturmaya karar verdim. Malum her geçen gün tıp dünyasında yeni araştırmalar, deneyler yapılıyor. Özellikle de diyet konusunda neredeyse saat başı yeni bir bilgi kulağımıza çalınıyor. Sağlıkta öğrenmenin sonu yok.

O nedenle ben de her ay sağlık, özellikle de form ve diyet konularındaki yenilikleri sizlerle bir özet şeklinde paylaşacağım. Gelelim nisan ayının yeniliklerine...




Limonun kendisi salataya, kalanı ellere: Kullandığınız limonları çöpe atmayıp kabuğunun iç kısmıyla el ve tırnaklarınıza masaj yaptığınız takdirde büyük ölçüde yumuşadıklarını fark edeceksiniz.







Diyetin en iyi arkadaşı kuruyemiş: Özellikle kabuklu kuruyemişler içerdikleri E vitamini ve doğal yağlarla hem tok tutuyor, hem de cilde iyi geliyorlar. Fakat günde 1 avucu geçmemek kaydıyla...






Dance IN, Fitness OUT: Diyet dediğimiz hadise sadece boğazdan kısmakla olsa iyi, hareket etmek, aktif olmak da gerekiyor. Son zamanlarda dans etmek, popülaritede pilatesi, kinesisi, fitness'ı sollamış durumda. ''Zumba'' adlı yöntemle, Latin danslarını güzel müziklerle birleştirerek keyifli bir şekilde kalorileri yakabilirsiniz.






Sağlıklı yaşam dostu tam buğday ekmeği: Tam buğday ekmeği, unun kepeğini ve beyaz kısmını ayırmadan yapılan ekmek. Hem düşük kalorili, hem de sindirime yardımcı. Kilo sorunu olmayanlara bile tüketilmesi şiddetle önerilmekte.

9 Mart 2012 Cuma

Grip, Sen mi Büyüksün Ben mi?

Havaların ne yapacağını bilemediği, mevsim geçişlerinin adeta göbeğinde olduğumuz şu dönemlerde en çok dikkat edilmesi gereken hastalıklardan biri de grip. Hava bir açıyor bir kapıyor. Önce güneşin altında terliyoruz, sonra rüzgarı yiyip üşütebiliyoruz. E hal böyle olunca dışarı ne giyip çıkacağımızı da şaşırıyoruz. İyisi mi biz işi şansa bırakmadan gribe karşı önlemlerimizi alalım, vücudumuzu kış mı yaz mı olacağını şaşıran havalardan koruyalım.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, gripten korunmak öyle bir iki günlük bir şey değil. Mikrop vücudunuza yerleşiyor ve zayıf anınızı kolluyor. O nedenle bağışıklık sisteminizi yaz kış demeden düzgün beslenerek dinç tutmalısınız.

Şimdi sıkı giyinin, atkı bere takın dememe gerek yok, nasılsa anneniz söylüyordur bunları:) Benim bu yazıyı yazmamın asıl amacı, ne tür besinleri, bitkileri, çayları tüketerek gripten korunuruz, yakalandığımız gribi hafif atlatırız?




-Elma sirkesi & bal: Sabah kalkar kalkmaz içilen elma sirkesinin yağ yakımını artırdığı ilk ortaya çıktığında diyet dünyasını sallamıştı hatırlarsanız. Bilmeyeniniz yoktur. İçine koyacağınız bir kaşık bal hem direncinizi yüksek tutacak hem de zihninizi berraklaştıracaktır. Ayrıca bu karışımı öksürük kesici olarak da kullanabilirsiniz, size kalmış.

-Ayaklara sıcak su banyosu: Büyüklerimiz ''ayağını sıcak, başını serin tut'' derler. Ne güzel demişler! Ayaklarınızın ısısı tüm vücudunuza yayılır ve kolay kolay üşümezsiniz. Sıcak suyun içine birkaç damla da okaliptus yağı damlatabilirsiniz. Sıcak su banyosundan sonra bir süre yorgan altında ter atmak da mikroorganizmaları vücuttan uzaklaştırmak için iyi bir yöntem. Dikkat: sakın ola ki terinizin üzerinizde soğumasına izin vermeyin. İyileşeceğim derken daha kötü olursunuz!

-C vitamini: Artık araştırmalar gösteriyor ki gribe yakalandıktan sonra alınan C vitamininin hastalığa bir faydası yok. Fakat öncesinde korunma amaçlı kullanıldığında faydaları saymakla bitmez. O nedenle günde en az 1 adet portakal-mandalina gibi turunçgiller tüketin. Mevsimi değilse yine C vitamininden oldukça zengin olan yeşil biberi, maydonozu, domatesi mutfağınızdan eksik etmeyin.

-Meyve tüketimi: Meyveleri birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Hepsinin ayrı faydası ayrı bir hikmeti var. Zararlı meyve görülmemiştir. Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin, yeniyorsa mutlaka kabuğuyla, meyvenin kendisini yiyin. Suyunu sıkıp içmeyin. Hem besin değerlerini büyük ölçüde kaybeder, hem de asıl vitaminin gizli olduğu kabuktan faydalanamazsınız. Ayrıca meyvenin kendisini tüketmek daha fazla tokluk hissi verir.

-Uyku: Kış aylarında, soğuk havalarda vücudunuzun uyku ihtiyacı artar. En az 8 saat uyumaya özen gösterin.

-Bitki çayları: Hangi bitkinin çayını içerseniz için, kesinlikle kaynatmayın, demleyin. Önce suyu kaynatın, ardından bitkileri içinde 1-2 dakika beklettikten sonra süzün ve suyunu için. Tatlandırmak istiyorsanız da rafine şeker değil, bal kullanın.


Poşet çaylar kullanım kolaylığı açısından cazip gözüküyor fakat mümkün olduğunca bitkileri aktardan taze taze edinmeye bakın. Hem daha hesaplı olur, hem de poşetten alacağınız verimin daha fazlasını alırsınız.





Gelelim vücudu gripten koruyan çay tariflerine...

Aslan pençesi, hindiba kökü gibi zor bulunur bitkilerdense evinizde günlük olarak tükettiğiniz, keseyi sarsmayacak ve kolay edinilecek bitkiler içeren çayları sizlerle paylaşmaya gayret ettim.

1) 1 çay dolusu kekik, 1 bardak kaynamış suya eklenir. 1-2 dakika beklenip süzüldükten sonra içilir. Günde en fazla 2 bardak tüketilebilir. Bağışıklığı güçlendirirken, vücuttaki ödemi de atmaya yardımcıdır.

2)Aynı şekilde kuşburnu çayını da rahatlıkla tüketebilirsiniz. İçerdiği antioksidan ve C vitamini ile bağışıklığınızı güçlendirmekle kalmayıp hemoroid ve osteoartrit(kireçlenme) tedavisine de yardımcı olur. İltihap giderici etkisi vardır.

3)Ihlamur(yaprağı ve tomurcukları beraber), ebegümeci(öksürüğü keser), meyan kökü(mukus söktürücüdür)zencefil(öksürüğü keser), kuşburnu(antioksidandır) ve kekik(ödem attırıcıdır) 'ten birer tutam alarak kaynamış suda demleyin. Süzüp suyunu için.

4)1 adet kırmızı elmanın kabukları, 1 adet dilimlenmiş limon, 2 çubuk tarçını yarım litre suyla kaynatın. Sıcakken tüketin. Bağışıklığınızı güçlendirmekle kalmayıp, içerdiği çubuk tarçın sayesinde kan şekerinizi de dengeler.

4)Papatya, solunum yollarının tahriş olmasını engeller. Aynı zamanda iltihap gidericidir., sakinleştirici, yorgunluk gidericidir. Aşırıya kaçmamak kaydıyla rahatlıkla çayını demleyip içebilirsiniz.

4)Adaçayı, limon kabuğu rendesi ve kekiği kaynamış suda demleyin. Süzdükten sonra bir tutam toz tarçın ve bal ekleyip için.

5)Aktardan rahatlıkla bulabileceğiiz ekinezya, vücuttaki lökosit(akyuvar)lerin sayısını artırır, böylece enfeksiyon durumunda vücudunuzun savunma direncini artırarak mikroorganizmaların öldürülmesini kolaylaştırır. Yorgunluğun atılmasına yardımcı olur. Çayını demleyip günde 2-3 bardak tüketebilirsiniz.

6) 1 adet soğanın suyunu çıkarın, 1 bardak su ve 1 tatlı kaşığı bal ile karıştırıp için. Öksürüğünüzü büyük ölçüde azalttığını göreceksiniz.


Bu kadar tariften sonra, hala da ''benim vaktim kısıtlı, bunlarla uğraşamam hazır bir şeyler yok mu?'' diyorsanız;
özellikle Doğadan A-C-E vitaminli yeşil çay, Doğadan naneli ıhlamur, Doğadan büyülü bohça kuşburnu çayı, Lipton ekinezyalı kış çayı,  Doğuş nane limon çayı, Doğadan beşi bir yerde karışık bitki çaylarını tüketebilirsiniz.

Sağlık sayfam sağlıklı günler diler...

20 Ocak 2012 Cuma

Bir Victoria's Secret Meleği Kolay Yetişmiyor

Victoria's Secret... Evet sizin de adını duyunca içiniz bir hoş oldu, aklınıza o görkemli yılbaşı şovları geldi değil mi? Her senenin başında bize kendilerini izletip iç geçirten, erkeklerin bayıldığı, kızlarınsa kıskançlıktan çatlayıp sevgililerinin gözlerini kör etmek istediği Victoria's Secret melekleri...



Tabii ki o kilolarca ağırlıkta kostümleri, pelerinleri taşımaya rağmen dimdik yürüyebilmek, bir gram fazla yağ olmadan gezebilmek her yiğidin harcı değil.

Güzellik dediğimiz şey, genetik potansiyelin üzerine yapılan rötuşlardan ibaret. Yani genlerinizde yoksa ağzınızla kuş tutsanız da olmuyor. İkisi birden gerekli. Fakat bu rötuşları ustalıkla yapmak, genetik potansiyelin doruklarına ulaşmak o kadar da kolay değil. Bakalım Victoria's Secret melekleri dört dörtlük olmak için neler yapıyorlarmış...

Adriana Lima:  Baş mankenden başlayalım. Öncelikle o pürüzsüz cildi koruyabilmek için sadece güneş koruyucu ve nemlendirici sürüyormuş Adriana. Zaten şovlarda ağır makyaja maruz kaldığından günlük hayatında cildine fazla yüklenmemeyi tercih ediyormuş. Beslenme konusuna gelirsek, kendisi kolay kolay kilo almayan şanslı kesimden. Fakat yine de kendini salmıyor, düzenli olarak spor yapıyor. Boks yapmayı çok seviyor ve günde 2,5 litreden fazla su içiyor.

Miranda Kerr:  Çocuk sahibi olmasına rağmen üstün fiziğini koruyanlardan. En önemli güzellik formüllerinden biri sık sık sebze ve balık tüketmek. Biliyoruz ki vitamin ve mineraller gerek organ ve sistemler, gerekse cildi içten beslemek adına en önemli besin maddelerinden. Kendisi bunu iyi kullanıyor:) Ayrıca her fırsat bulduğunda koşuyormuş Miranda. Sıfır selülite sahip olmak işte bu yollardan geçiyor onun için.

Alessandra Ambrosio:  Dövüş sporları ve sambayla oldukça yakından ilgiliymiş Alessandra. Beslenme konusunda kendisine koyduğu kuralsa oldukça zekice; hiçbir yemekten 2 kaşıktan fazla tatmıyormuş. Tam da sağlıklı olanı yapıyor yani, hem her şeyden tadarak zevkini tatmin ediyor, hiçbir yemekte aklı kalmıyor; hem de bir yemekten tabaklarca yiyip aşırıya kaçmıyor.

Rosie Huntington:  Formunu en çok su içmeye borçluymuş Rosie. Çok da doğru yapıyor. Su adeta vücudumuzun benzini. O olmadan ne metabolizma olur ne yağ oksidasyonu. Ayrıca düzenli spor yapıyormuş. Beslenme konusunda ise şöyle bir alışkanlık edinmiş kendine; soslu, şekerli, kızarmış hiçbir şeyi yemiyormuş. (Kendisini en yakın zamanda ülkemize bekleriz, barbunya pilakileri, baklavaları görüp yine de dayanabilirse helal olsun)

Bar Rafaeli:  Kendisinin en en en büyük avantajı tatlı yemeyi sevmemesi. tatlı sevilmez mi ayol? İnsan değil bunlar dediğinizi duyar gibiyim. Tatlıdan alacağı şekeri meyveden almayı yeğliyormuş. Haftanın yarısı sadece salata ve meyve yiyormuş. Düzenli spor yaptığını söylememe gerek yok sanırım.


Sanırım bu beş güzelin güzel ve formda kalma teknikleri kendinize pay çıkarmanıza yetecek de artacaktır bile. Değil beş, on beş tanesinin de sırlarını öğrensek; bu işin püf noktası bol su içmek, spor yapmak ve her besinden ölçülü tüketmekten geçiyor sevgili hemcinslerim. Hepinize sağlıklı günler dilerim!



Gider ayak şu Victoria's Secret Sevgililer Günü Reklam Tanıtım Filmi'ni de şöyle bırakayım. İzleyip iç geçirmek yok, ders almak var ona göre! :)

14 Eylül 2011 Çarşamba

Sahurda Ne Yemeli?


Ramazan Ayı geldi, hoşgeldi! Ama yazın en sıcak aylarına denk geldi. Dolayısıyla hepimizin kafasını ”bu sıcakta 16 saat aç, susuz durulur mu?” sorusu kurcalıyor. Malum vücudumuzun yaz aylarında fazla su kaybına bağlı olarak su ihtiyacı da artıyor.
 Öncelikle şunu unutmayın ki sahur yemeği, kişiyi gün boyunca aç kalacağı oruca hazırlar. O nedenle kesinlikle sahuru atlamamak gerekir. Sahur, gece oldukça geç saatlerde yenilen bir öğün. Uzmanlar akşam yemeğini en geç saat 7’de bitirmemizi önerirken, Ramazan ayında gecenin 3-4 lerinde yemek yemek zorunda kalıyoruz. Durum bu iken, sahurda yediğimiz besinleri vücudumuza en az zararı verecek şekilde seçmeliyiz, dengemizi bozmamalı, vücudumuzu zorlamamalıyız. Amacımız, kan şekerimizi oldukça yavaş bir biçimde değiştirmek, ani fırlamaların önüne geçmek.
Sahurda uzak durulması gereken besinlere değinirsek;
-Ağır, kızgın yağda pişmiş kızartmalar. (özellikle patates kızartması çabuk acıktırır)
-Unlu mamüller, hamur işleri.
-Turşu, sirke gibi bol ekşili yiyecekler.
-Ayran gibi bol tuzlu içecekler.
-Bol acılı, baharatlı yemekler. (acı ve baharat acıkmanızı kolaylaştırır)
-Şerbetli tatlılar.
-Sucuk, pastırma, sosis, salam gibi sakatatlar.
Sahurda neler yemeli?
Öncelikle hızlı ve kısa sürede yemeği bitirmeyin. Yavaş yavaş, keyif alarak yemeye çalışın.
16 saat aç kalacağınız için mümkün olduğu kadar tok tutacak yiyecekler tercih etmelisiniz. Tokluğu sürdürecek olan besinler, protein grupları ve kompleks karbonhidratlar denilen, sindirimi ve emilimi uzun süren gıdalardır. Yani kepek, çavdar, yulaf, esmer pirinç gibi..
Beyaz ekmek yerine kepek ekmeği tüketin.
Protein ağırlıklı besinler uzun süre tok tutar. O nedenle özellikle saf protein içeren yumurta başta olmak üzere; et, süt, yoğurt, peynir gibi proteinden zengin ürünler tüketmeye özen gösterin.
Kurubaklagiller, kepekli makarna, esmer pirinç gibi tok tutacak besinlere yönelin.
Sebzeyi sofranızdan kesinlikle eksik etmeyin!
Börek tüketecekseniz sebzeli tercih edin. 
Su ihtiyacınızı komposto, hoşaf gibi içeceklerle giderin.
Meyve suları yerine, meyveleri taze tüketmeyi tercih edin.
Tatlı tercihinizi sütlü, hafif tatlılardan yana kullanın.
Fındık, fıstık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, vücuttaki insülin oranını dengede tutmaya yardımcı olur. Acıkmayı geciktirir. Yemekten sonra atıştırmalık olarak yiyebilirsiniz.
Yemekte bol salata tüketirseniz, tatlı yeme isteğinizi de baskılamaya yardımcı olursunuz.
Yemeğin üstüne dilerseniz 1 bardak süt içebilirsiniz. Hem rahat uyku uyumanızı, hem de tokluğu sürdürmenizi sağlar.
İmsak vaktine kadar bol bol su tüketmeye özen gösterin.
Gün boyunca aç kaldınız, iftarda doğal olarak bir anda çok yemek yemek isteyeceksiniz. Fakat bu çok sakıncalı olabilir, yani kan şekerinizi aniden yükseltmek vücudunuza zarar verir.
İftarda orucunuzu öncelikle suyla, ardından da sıcak/soğuk bir çorbayla açabilirsiniz. Çorba midenizi yemeğe hazırlar.
Sahurda da olduğu gibi yine fazla yağlı besinlere yüklenmeyin. Çünkü saat 7-8 den sonra tüketilen besinleri vücut yakmakta zorlanır. Ramazan sonunda kilo almak istemiyorsanız bunu aklınızda bulundurun.
İftardan 1-2 saat sonra aralıklarla meyve tüketin. Ve tabi ki bütün gün susuz kalan vücudunuza asıl istediğini verin; su için! Unutmayın ki su bu sistemin has elemanı.
Yemekten 1-2 saat sonra hafif tempolu yürüyüş yaparsanız hazmınızı kolaylaştırmış, kalorilerin bir kısmından kurtulmuş olursunuz.
İşte tüm bu püf noktalarını göz önünde bulundurarak iftar ve sahur mönülerinizi hazırlarsanız, Ramazan’ı vücudunuzu fazla zorlamadan atlatabilir, hatta detoks fırsatına bile çevirebilirsiniz. Unutmadan, iftardan sonra ve sahurda her fırsatta su içmeyi sakın ihmal etmeyin.
Hepinize güzel, mutlu bir Ramazan ayı diler, orucunuzun kabul olmasını temenni ederim.. :)

13 Eylül 2011 Salı

Sudan Gelen Hayat: Balık


Bazılarımız balık sevmeyiz ama o bizi sever. Ve de tahmin edemeyeceğimiz kadar yararlıdır.
Haftada en az bir kez balık yemek yaşlanmaya bağlı zihinsel faaliyetlerdeki düşüşü en az üç-dört yıl yavaşlatıyor. Archives of Neurology isimli dergide yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, balık ağırlıklı diyet uygulayanlar yaşlılıkta daha keskin bir zekaya sahip oluyor.


ABD deki Rush Üniversitesi den Clare Morris, “Araştırma sonucunda haftada bir kez balık yiyenlerin düşünme kabiliyetlerindeki düşüşün yılda yüzde 10 oranında yavaşladığını, haftada iki kez balık yiyenlerde ise oranın yüzde 13 olduğunu gördük” dedi.

Altı yılda üç deney: 


3 bin 718 kişiye uygulanan ve bir hikayenin detaylarının hatırlanmasına ilişkin basit testlerle gerçekleştirililen araştırmanın tamamı, Chicago da yaşayan 65 yaşın üzerindeki deneklerle ve altı yıl içinde üç kez yapıldı.


Ayrıca aynı kişilere, 139 gıda maddesinin isim listesinin bulunduğu bir anketle neler yedikleri de soruldu.


Kalp hastalıklarına karşı balık: 


Daha önce yapılan bazı araştırmalar da balık yiyen insanların Alzheimer hastalığına yakalanma ve kalp krizi geçirme risklerinin azaldığını göstermişti.


Bu araştırmalar, somon ve tuna gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin olan balıkların bütün kalp hastalıklarını önleyici bir etki yaptığını da ortaya koymuştu.


Omega-3 beyne iyi geliyor! 


Öte yandan araştırmacılar, omega-3 yağ asidi ile beynin faaliyetlerinin düşüşe geçmesi arasında bir bağlantı olup olmadığını da inceledi ancak bir bağlantı bulamadı.


Daha önce yapılan bazı araştırmalar omega-3 yağ asidi ile beyin faaliyetleri arasında bir bağ bulunduğunu ortaya koymuştu.
Diyeceğim o ki, deniz ürünlerini sevin, denizden babanız çıksa yiyin:)

20 Haziran 2009 Cumartesi

Kalorisi Azaltılmış Ürünler Diyet midir?



Bu ürünlerin gerçekten diyet olup olmadığı sorusuna uzmanlar; özellikle şeker
hastaları ve zayıflama diyeti yapanlar için daha faydalı olduğunu sağlıklı beslenmede
şekerli yiyecek ve içeceklerin yerinin olmadığını bildirerek, nasıl olsa kilo aldırmaz
düşüncesiyle hareket etmemek ve kalori hesabının yapılmaya devam edilmesinin
gerektiği görüşünü paylaşmaktalar. Beslenme uzmanları da kilo vermek isteyen
kişilerin ilk tercihlerinin diyet ürünlerden yana olduğunu ve Türkiye’de diyet ürün
içeriklerinin çok fazla bilinmemesi nedeniyle, özellikle bilinçsiz tüketicilerin bu tür
ürünleri sınırsız yiyebileceklerini düşündüklerini, oysa diyet ürünlerin dozunda ve akılcı
bir şekilde kullanıldığın da, kişinin ideal kilosuna ulaşmasına yardımcı olabileceğini
belirtmektedirler.

DİYETLİ GIDALAR: YİYECEKLER VE İÇECEKLER



Diyet gıdalar iki grup altında incelenmektedir:

1. İçecekler 2. Yiyecekler

İçecekler
İçeceklerin enerji içerikleri çeşitli yollarla azaltılabilir. En basit yolu çözünür
şekerler olan glukoz, fruktoz ve sükrozun, daha az kalori içeren tatlandırıcılarla yer
değiştirmesidir. Bu yöntem çay, kahve gibi tüketiciler tarafından tatlandırıcı eklenen
alkolsüz içeceklerde kullanılır. Sütlü ve kakaolu içeceklerde yağ içeriğinin kısmen ya da
tamamen azaltılması ve sakkorozun yerini yoğun tatlandırıcıların alması yeni ürünün
enerji değerini düşürür.

Yüksek oranda içecek tüketen, diş çürümelerinden şikayetçi ve diyabetik kimseler
azaltılmış çözünür karbonhidrat içeriği ve yoğun tatlandırıcılarla ikame edilmiş
karbonhidrat içeriğine sahip içeceklerden yararlanırken kalp-damar hastalıklarından
şikayetçi kimseler yağ içeriği düşük, şişman kimseler ise şeker, yağ ve alkol içeriği
düşük içeceklere yönelmişlerdir.

Yiyecekler
Gıdaların kalori içeriğinin düşürülmesi karbonhidrat ve yağların azaltılması veya
kısmi yada tam ikamesiyle sağlanır. Tereyağ, margarin,sosis, salça, sos,peynir,yoğurt
ve koruyucular gibi pek çok gıdanın enerji değerleri bu yolla azaltılabilmiştir.
Özellikle kalsiyum miktarındaki artış, genç, menopoz sonrası ve kilolarını kontrol
etmek amacıyla sık sık günlük gıda alımını azaltan kadınlara oldukça yararlıdır. Bir diğer
avantaj yağ ikamesinde bitkisel proteinler kullanıldığında doymuş yağ içeriğinin
düşmesidir. Bunlara karşın yağ içeriğindeki azalma yağda çözünen vitaminlerde de bir
azalmayı beraberinde getirmektedir.

İnsanların sağlık ve formda kalma gibi ihtiyaçlarından dolayı şeker ve yağ yerine
geçebilecek maddelerin kullanma isteği gittikçe artmış ve bu gıda üreticilerini bu tür
maddeleri üretmeye zorlamıştır.Bu tür ürünlerde genel strateji kalori yükselten öğeler
olan şekerler ve yağların ikamesidir

Diyet Gıdalara Olan Gereksinim

Enerji girdisini kontrol etme gereksinimi, sağlığı koruma, özellikle şişmanlık, kalp
ve damar hastalıklarını önleme ve bazen de formda kalmayı başarma arzusundan
doğar.

Uzmanlar kalp rahatsızlıkları, şişmanlık hiperlipoproteinamia ve diyabet gibi risk
gruplarındaki insanlara şeker, yağ, tuz ve enerjisi düşük gıdaları önermektedirler. Diyet
gıdaların sağlıklı bir hayat için yardımcı olacağına inanılmaktadır.

Son yıllarda birçok ülkede diyet gıda tüketimindeki artış, yeni gıda
alışkanlıklarının yerleşmeye başladığını göstermiştir. Gıda teknolojisindeki yoğun
gelişmeler ve diyet gıdaların tüketimi alışkanlığının giderek toplumlarda yerleşmesi, gıda
üreticilerini bu konuda sürekli artan talebi karşılamaya yöneltmiştir

Diyet Nedir?

a) Düzenli olarak tüketilen besinler ve içeceklerin,
b) Zayıflama amacıyla hazırlanmış besinleri tüketmenin
c) Tedavi veya koruma amacıyla tüketilecek besinlerin çeşit ve miktarlarının
düzenlenmesidir

1 Mart 2009 Pazar

Ahmet Maranki'den Sağlıklı Bir Hayata Geçiş Diyeti

  1. Hastalık yapıcı besinlerden şifa verici besinlere doğru yavaş bir geçişle geçekleşen bir diyettir
  2. Vücut için en sağlıksız alışkanlık, sabahları yapılan ağır kahvaltılardır. Sabahları erken saatlerde katı bir şeyler yenmemeli, taze sıkılmış meyve suyu içilmelidir. Burada önemli olan öglen yemeğinin aç karnına yenmesidir. Sağlık açısından en doğru olan günde iki defadan fazla ögün almamaktır.
  3. Önemli sayılacak bir diğer kuralda yemek çesidinin uyumlu ve az olmasıdır.
  4. Yemek yerken asla başka şeyler içilmemelidir.
  5. Eğer çay veya kahve alışkanlığınız varsa yemekten önce veya sonra bir müddet beklenilip içilir
  6. Ne kadar çok sıvı alınırsa yenilen besinlerin sindirimi o kadar zor olur
  7. Aldığımız besinlerin kalorilerini bilerek ve ihtiyaç olduğu zaman almalıyız

  • ANTEP FISTIĞI 100 GRAM 600
  • ARMUT 2 ADET 70
  • ARPA 100 GRAM 367
  • AY ÇEKIRDEGI 100 GRAM 578
  • BADEM 100 GRAM 600
  • BAKLAGİLLER 1 PORSİYON 350
  • BALIK TAVA 1 PORSİYON 370
  • BEYAZ EKMEK 1 DİLİM 70-100
  • BEZELYE 100 GRAM 89
  • BİBER 120 GRAM 15
  • BİFTEK IZGARA 100 GRAM 278
  • BROKOLİ 100 GRAM 35
  • BUĞDAY KURU 100 GRAM 364
  • ÇAM FISTIĞI 100 GRAM 600
  • CEVİZ 100 GRAM 600
  • ÇIKOLATA 1 PORSİYON 520
  • ÇILEK 100 GRAM 26
  • DOMATES 1 ADET 26
  • DONDURMA 1 TOP 160
  • ELMA 1 ADET 60
  • ENGİNAR 1 ADET 10
  • ERİK 1 ADET 8
  • FINDIK 100 GRAM 650
  • FISTIK 100 GRAM 560
  • GREYFURT 1 ADET 50
  • HAVUÇ 100 GRAM 35
  • HİNDİSTAN CEVİZİ 100 GRAM 603
  • HURMA TAZE 1 ADET 15
  • İNCİR TAZE 100 GRAM 41
  • ISPANAK 100 GRAM 26
  • KABAK 100 GRAM 25
  • KABAK ÇEKIRDEGI 100 GRAM 571
  • KARNABAHAR 100 GRAM 32
  • KARPUZ 300 GRAM 55
  • KAVUN 300 GRAM 40
  • KAYISI TAZE 1 ADET 8
  • KAYISI ÜZÜM İNCİR 1 PORSİYON 290
  • KEPEKLİ EKMEK 1 DİLİM 55
  • KİRAZ 100 GRAM 40
  • KİVİ 1 ADET 34
  • KIZARMIŞ EKMEK 1 DİLİM 25
  • LAHANA 100 GRAM 20
  • MANDALİNA 2 ADET 50
  • MANTAR 100 GRAM 14
  • MARGARİN 1 YEMEK KAŞ. 204
  • MARUL 1 ADET 15
  • MERCİMEK KURU 100 GRAM 314
  • MUZ 1 ADET 100
  • PATATES HAŞLAMA 1 ADET 100
  • PATLICAN 100 GRAM 28
  • PİNİÇ KURU 100 GRAM 357
  • PİRİNÇ HAŞLANMIŞ 100 GRAM 125
  • PİRİNÇ PİLAVI 1 PORSİYON 300-350
  • PORTAKAL 1 ADET 50
  • SALATALAR YAĞSIZ 1 PORSİYON 70
  • SALATALIK 1 ADET 11
  • ŞEFTALİ 1 ADET 60
  • SIVI YAĞLAR 1 YEMEK KAŞ. 130
  • SOĞAN KURU 100 GRAM 35
  • SUCUK 100 GRAM 452
  • SUSAM 100 GRAM 589
  • SÜT 100 GRAM 66
  • SÜTLAÇ 1 PORSİYON 100
  • TAVUK IZGARA 100 GRAM 132
  • TAZE FASULYE 100 GRAM 90
  • TAZE YEŞIL BİBER 100 GRAM 15
  • TEREYAĞI 1 YEMEK KAŞ. 206
  • ÜZÜM 100 GRAM 57
  • YOĞURT 100 GRAM 90
  • YOĞURT MEYVELİ 100 GRAM 120
  • YUMURTA 1 ADET 80
  • ZEYTİN SİYAH 1 PORSİYON 200
  • ZEYTİN YAĞLILAR 1 PORSİYON 200
Kaynak: Prof. Dr. Ahmet & Elmas Maranki / Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler

12 Şubat 2009 Perşembe

Devedikeni


Kullanımı: etken maddesi silymarin olan kuvvetli bir antioksidan ve karaciğer koruyucu bir bitkidir.

Devedikeni ekstreleri, bugün üzerinde en çok çalışma yapılan ve etkisi belirlenmiş bitkilerden biridir. Karaciğerle ilgili tüm sağlık sorunlarına karşı etkilidir. Karaciğer yağlanması, siroz, çeşitli kimyasal toksinlere bağlı karaciğer hasarlarıi sarılık gibi sorunlara karşı yararları olan bitkisel bir ekstredir. Bunun yanında karaciğere bağlı cilt sorunları için de kullanılır.
Ne yazık ki günümüzde aklok tüketimi gittikçe artmaktadır. Alkolü bırakmasını önerdiğim ama bırakamayan hastalrıma, hiç olmazsa devedikeni ekstreleriyle ve özel ayurveda haplarıyla karaciğerlerini korumalaeını öneriyorum...

Konu ile iligili geniş bilgi ve yazının devamı için, Dr. M. Ender Saraç Doğanın Şifalı Eli kitabına bakınız...

7 Aralık 2008 Pazar

Ender Saraç Diyet Önerileri

Ender Saraç

Yataktan kalkın
Sabah 06.30 'da kalkılacak ( Erken kalkmak metabolizmanızı canlı tutar ve uykuda geçirilen sürenin azalması harcağımız kalori miktarını artırır).

Kalkar kalkmaz
Bir bardak ılık su, içine yarım tatlı kaşığı bal, 8-10 damla limonlu katılarak içilecek ve yarım saatlik tempolu bir yürüyüşle ter atılacak.

Kahvaltı
Yürüyüşün ardından bir adet orta boy salatalık, bir tane kabuklarıyla beraber yeşil elma yenilecek.

* Saat 11.00 civarında, iki parmak dil peyniri yenilecek.

Öğle yemeği
Bir avuç içi kadar tavuk ızgara, küçük bir demet taze nane, dereotu, roka, 2 hafif acı sivri biber yenilecek. Salataya 10-15 damla limon damlatılacak, 1 çay kaşığı zeytinyağı konulacak.

* Öğle yemeği yenildikten bir saat sonra bir küçük şişe maden sodası içilecek.

* 2,5 saat sonra diri ve sert şeftali ile kayısı yenilecek.

* Akşam üstü bir bardak light ayran içilecek. İki çorba kaşığı light yoğurt, çok çok az tuz ve bir bardak ılık su içilecek.

Akşam yemeği
Akşam yemeğinde üç tane haşlanmış kabak, iki tane hafif acı sivri biber, üzerine sos olarak iki tatlı kaşığı light yoğurt, üç-dört tane taze soğan ve bir dilim kızartılmış kepek ekmeği yenilecek.

Gece
Gece, iki tane ceviz içi, 15-20 tane tuzsuz leblebi ve bir avuç vişne yenecek.

İkinci gün

Yataktan kalkın
Sabah 6.30-7.00 gibi kalkılacak.

Kalkar kalkmaz
Ballı, limonlu su içildikten sonra en az 1 saat hafif tempolu ter atılacak şekilde yürüyüş yapılacak. Yürüyüşün ardından masaj yapılacak.

Kahvaltı
Kahvaltıda iki tane ceviz içi, üç tane diri kayısı ve dört tane az tuzlu zeytin yenilecek.

* İki-üç saat sonra, bir bardak light süt içilecek.

Öğle yemeği
* 100 gram light ton balıklı semizotu salatası yenilecek. Semizotunu saplarıyla birlikte doğrayın,

* İki üç saat sonra bir adet kabuklarıyla beraber yeşil elma ve bir avuç vişne yenilecek,

* İki saat sonra iki parmak dil peyniri yenilecek.

Akşam yemeği
Akşam yemeğinde, bir porsiyon bol sarımsaklı, soğanlı ve hafif sivri biberli taze fasulye kavurması yenilecek. Yanında, iki tane kepekli bisküvi.

Gece
10-15 leblebi ve iki-üç tane diri kayısı.