27 Şubat 2012 Pazartesi
“ENDOKRİN BOZUCULAR GELECEK NESİLLERİ TEHDİT EDİYOR”
18 Ocak 2012 Çarşamba
PROF. DR. CİNAZ, GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI
“Hastanemiz Gelirleri, Başhekimliğim Döneminde 1.5 Katına Ulaştı”
'Öğrenci Dekanlığı' Kurulacak
27 Aralık 2011 Salı
“AYNALI ODA” GAZİ TIP’TA
21 Mayıs 2011 Cumartesi
GAZİ TIP AKREDİTASYONLA TAÇLANDI
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, kuruluşunun 32. yılında Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon Kurulu (UTEAK) tarafından, mezuniyet öncesi eğitimi ile akredite oldu. Düzenlenen törene, UTEAK Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz ile dekan yardımcıları, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Tıp fakültesi öğrencisi tarafından verilen kısa bir müzik dinletisi ile başlayan tören, açılış konuşmaları ile devam etti.
“Eğitim Sisteminin Akredite Olması, Hedeflere Ulaşmak İçin Işık Tutacak”
“Mezuniyet öncesi tıp eğitimi” ile akredite olduklarından dolayı gurur duyduklarını belirten Prof. Dr. Cinaz, fakültenin eğitim sistemine emeği geçen herkese teşekkür etti. Prof. Dr. Cinaz, hedeflerinin Atatürk ilkeleri doğrultusunda, evrensel nitelikte, bilgiye ulaşabilen ve bilgi üretebilen, bunu toplumun öncelikli gereksinimleri doğrultusunda kullanarak, kişilerin sağlığını koruyacak ve hastalıklarını iyileştirecek, hastası ile iyi iletişim kurabilen, deontolojiye uyan, etik kurallar dışına çıkmayan, toplumda örnek teşkil edebilecek hekimler mezun etmek olduğunu anlattı. Prof. Dr. Cinaz, eğitim sisteminin akredite olmasının hedeflerine ulaşmak için ışık tutacağını söyledi.
“Gazi Tıp Olarak Kendimizi Kanıtladığımızın Haklı Gururunu Yaşarıyoruz”
Akreditasyonun amacı konusunda da '' Eğitim kurumunun belli standartları koruduğunu tanımlamak, mezunlarının belli bir nitelikte olduğunu onaylamaktır'' diyen Prof. Dr. Cinaz, sözlerine şöyle devam etti: “Bu kadar çok sayıda tıp fakültesinin olmasına her geçen gün öğrenci kontenjanlarının artırılmasına belirlenmiş standartların önlem olarak gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Akredite olurken ülkedeki diğer tıp fakülteleri arasında hem kendinizi kanıtlamış oluyorsunuz hem de büyük bir sorumluluk almaktasınız. Çünkü, akredite olarak artık kalitede taviz verme hakkına sahip değiliz. Bundan sonraki görevimiz, eğitimimizi geliştirirken standartları da korumaktır. Bu bilinçle, sürekli yenilenme ve gelişim çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gazi Tıp olarak kendimizi kanıtladığımızın haklı gururunu yaşarken daha önce olduğu gibi bundan sonra da ülkemiz hekim ordusuna, aydın, ülkesini seven, toplumun sağlık sorunları ile baş edebilecek, araştırmacı, mesleği için gerekli bilgi, beceri ve tutumu kazanmış iyi hekimler yetiştirmenin bilincinde olacağız.”
“Gazi Tıp Akreditasyonla Taçlandırıldı”
Akreditasyon Özdeğerlendirme Başkanı Prof. Dr. İlhan Yetkin ise akreditasyon sürecinde yaptıkları çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Akreditasyon çalışmaları sırasında istenen eğitim amaç ve hedeflerin tanımlamasını yaptık. Bu kapsamda eğitim programlarını, öğretim üyeleri, öğrenciler ve eğitsel kaynaklar değerlendirildi. Program yapılandırmaları, geliştirme çalışmaları, öğretim elemanlarının çalışmaları, yönetim ve yürütmenin niteliği, deneyimi ve koordinatörlerin çalışmaları da irdelendi. Sonunda da Gazi Tıp akreditasyonla taçlandırıldı”
“17 Tıp Fakültesi Akreditasyon için Başvuruda Bulundu”
UTEAK Başkanı Prof. Dr. Sayek de Türkiye'de tıp eğitiminin akreditasyon sürecinin 2002 yılında başladığını ve akreditasyon ile tıp eğitiminin güvence altına alındığını dile getirdi. Akredite olan fakültenin de düzenli olarak uygunluklarının izleneceğini söyleyen Prof. Dr. Sayek, 17 tıp fakültesinin akreditasyon için başvuruda bulunduğunu, 14 tıp fakültesinin de eğitim ve bilgilendirme için toplantı talebinde olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sayek, 19 Şubat 2011'de Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 6 yıl süre ile akredite edilmesine oy birliği ile karar verildiğini açıkladı.
Konuşmaların ardından Sayek, akreditasyon belgesini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cinaz'a takdim etti.
21 Mart 2011 Pazartesi
GAZİ TIP'TA BEKLENMEYEN İSTİFA
Başhekimlik yaptığı süre boyunca birçok alanda öncü olacak yeniliklere imza atan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, başhekimlik görevinden istifa etti. Prof. Dr. Cinaz ile birlikte Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim yardımcıları Prof. Dr. Akif Öztürk, Doç. Dr. Mustafa İlhan ve Doç. Dr. Orhun Çamurdan “Hiyerarşik yapıda akademik değerler göz ardı edildiği” gerekçesiyle Gazi Hastanesindeki yöneticilik görevlerinden ayrıldı. Cinaz, görevine dekan olarak, başhekim yardımcıları ise Tıp Fakültesi öğretim üyesi olarak devam ediyor.
6 Ağustos 2008 tarihinden bu yana Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dekanlık görevini sürdüren Prof. Dr. Cinaz, üniversite sınavına girenlerden ilk 3 bin içerisinden öğrenci aldıklarını, Türkiye’nin ilk 5 tıp fakültesi arasına girmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Birincil hedeflerinin iyi hekim yetiştirmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cinaz, ayrıca 2010 Eylül dönemi TUS birincisinin de Gazi Tıp 2010 mezunu olduğunu açıkladı. 2009-2010 öğretim yılında Hacettepe, İstanbul, Marmara Üniversitesinden sonra İngilizce eğitim veren 4. Tıp fakültesi olduklarını kaydetti. Yaklaşık 400 öğrencinin 75’inin İngilizce eğitime başladığını belirten Prof. Dr. Cinaz, eğitim kalitesini artırmak için derslikleri ve laboratuvarları modernize ettiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Cinaz, eğitim sistemlerinin entegre sistem olduğunu, sistemin fakültede yerleştiğini, ulusal çekirdek eğitim programına uygun eğitim verdiklerini belirtti.
“Üniversite Hastaneleri İçinde Acil Hasta Kabulünde Birinciyiz”
Hasta kapasitesinin çok yüksek düzeyde olduğunu, Acil Servise ayda 96 bin hastanın başvurduğunu, bunların 56 bininin yetişkin, 40 bininin ise çocuk hasta olduğunu belirten Prof. Dr. Cinaz, "Sağlık Bakanlığı verilerine göre üniversite hastaneleri içinde birinci sıradayız. Ankara’daki tüm hastaneler arasında ise 4. sıradayız” diye konuştu.
Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük çocuk ve erişkin endoskopi merkezini çok yakın zamanda hizmete sunduklarını kaydeden Prof. Dr. Cinaz, "Bu merkezin 2 bin 500 metre kare alanda, 13 oda da aynı anda işlem yapabilecek niteliğe sahip. Böylece Endoskopik girişimlerde oluşabilecek yığılmaların yok edilecek. Son teknolojiye sahip aletlerle de diğer merkezlerde yapılmayanlar yapılabilecek” dedi.
Merkezde ERCP yöntemi ile safra yolları tıkanıklıklarının açılabildiğini, taş ve polip alınabildiğini kaydeden Prof. Dr. Cinaz, ayrıca yemek borusuna stend takma ve küçük müdahalelerin yapılabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Cinaz, Endoskopik ultrasonografi, endoskopikgastrostomi (mideye beslenme tüpü yerleştirilmesi) ve hemoroidlere band ligasyonunun merkezde uygulandığını bildirdi.
“Robotik Cerrahiyi Uygulayan İlk Üniversite Hastanesi Olduk”
Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından uluslararası laparoskopi kursu yapıldığının bilgisini veren Prof. Dr. Cinaz şöyle devam etti: “Üroloji ve diğer cerrahi branşlarda aldığımız Da Vinci Robotik Cerrahi aleti ile Robotik Cerrahi uygulamasının yapıldığı ilk üniversite hastanesi olduk. Rutin robotik cerrahinin bundan sonra hastanelerinde tüm cerrahi branşlarda uygulanabilecek. Bu yöntem sayesinde cerrahi müdahaleler kesisiz, kanama ve enfeksiyon riski olmaksızın yapılabilecek ve hastalar kısa sürede taburcu edilebilecek.”
7 gün 24 saat Manyetik Rezonans Hizmeti
Radyoloji Biriminde 7 gün 24 saat Manyetik Rezonans görüntüleme incelemeleri yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Cinaz, "Acil serviste de 7 gün 24 saat hizmet veren bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografi cihazlarımızın bulunan Acil radyoloji ünitemiz mevcut. Radyoloji bölümümüz çocuklara Genel Anestezi altında MR tetkiki yapabilen tek merkezdir. Ayrıca bu bölümümüz karaciğer hastalıklarında ultrasonografi eşliğinde Radyofrekans ile tedavi yönteminde referans merkez haline geldi. Son teknoloji düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı tomografide hastanemiz öncüdür” diye konuştu.
Prof. Dr. Cinaz, son teknoloji iki anjiografi cihazı alarak yeni bir angiiografi ve girişimsel radyoloji ünitesini hizmete soktuklarını, bu ünitede kalp koroner damarları dışındaki tüm damarların görüntülenmesi ve tedavisinin yapıldığını bildirdi.
Anneye Odasında Doğum Yaptıran Hastane
Prof. Dr. Cinaz, Kadın hastalıkları ve Doğum Anabilim dalında Perinatal korion villus biyopsisi, rahim içi tedavi, intrauterin girişim ve perinatolojik müdahalenin yanında her türlü laparoskopik cerrahi girişimin yapıldığı önemli bir merkez olduğunu belirtildi.
Kadın Doğum Kliniği ve ameliyathanesinin yenilendiğini belirten Prof. Dr. Cinaz, anneye yattığı hasta odasında doğum yaptırma imkanı sunulduğunu belirtti.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalında kulak tümörleri, İmplant cerrahisi ve beyin sapı implantı yapıldığını bildiren Prof. Dr. Cinaz, pediatrik odyoloji merkezinin ayrı olarak kurulduğu önder fakülte olduklarını, çocuklardaki işitme bozuklukları, işitme kayıpları ve konuşma bozuklukları tedavisinin yapıldığını dile getirdi.
“Gazi Tekniği” ile Kornea Transplantasyonu
Göz Hastalıkları Anabilim Dalının Türkiye’de "Vitroretinal Cerrahi Merkezi ve Referans Hastane" olarak önemli yer tuttuğunu kaydeden Prof. Dr. Cinaz, kornea transplantasyonun da Gazi tekniğinin kullanıldığını ve bu tekniğin Prof. Dr. Kamil Bilgehan tarafından geliştirildiğini belirtti.
Radyasyon Onkoloji
Radyasyon Onkoloji Anabilim Dalında son teknoloji İMRT (Yoğunluk ayarlı radyo terapi) cihazı olan ve uygulanan üniversite hastanesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cinaz şunları aktardı: "Tüm vücut ışınlaması, tüm vücut sadece cilt ışınlaması yapan önder üniversite hastanesiyiz. Ciltte oluşan hastalıklarda sadece cilt ışınlanıyor. Ayrıca genel anestezi altında çocuklara radyoterapi uygulayan tek merkez biziz.”
Prof. Dr. Cinaz, Beyin Cerrahi Anabilim Dalının “Uluslararası Akreditasyon” belgesi aldığını bunun Anabilim dalı ve fakülte açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Nöroşirürji Anabilim Dalında Gamma-Knife cihazı bulunduğunu böylece noktasal radyoterapi ile beyin tümörlerinin ve diğer bazı hastalıkların tedavisinin başarıyla yapıldığını kaydenden Prof. Dr. Cinaz, Parkinson’da aktif olarak cerrahi tedavi uygulanan merkezlerden olduklarını, parkinson hastalarında, beyindeki lob alınarak tedavinin mümkün olduğunu söyledi.
“İntraoperatif EMG”
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı tarafından intraoperatif EMG’nin yani ameliyat sırasında cerrahların sinir zedelenmesini önlemek için uygulanan yöntem olduğu bilgisini veren Prof. Dr. Cinaz, cerrahın ameliyat sırasında sinir zedelenmesini önlemesi amacıyla bu işlemin sinire uyarı vermeyi sağladığını, böylece sinir kesisinin olmadığını, cerrahın daha rahat çalışabildiğini belirtti.
Prof. Dr. Cinaz, Gazi Hastanesi Çay Yolu Ek Hizmet Binasını kısa süre önce hizmete açtıklarını, Yenimahalle Belediyesi tarafından tahsis edilen yerde hayırsever vatandaşın katkıları ile bir buçuk yılda ek hizmet binasını tamamladıklarını belirtti. Prof. Dr. Cinaz, ek hizmet binasında tüm branşlarda ayaktan başvuran hastalara tanı ve tedavi hizmeti verildiğini söyledi.
7 Mayıs 2010 Cuma
GAZİ MERKEZ LABORATUARI AÇILDI
4 bin metre kare alanda tüm laboratuar daha verimli hizmet verilmesi için bir araya toplandığı Merkez Laboratuarın açılışını, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz ve çok sayıda öğretim üyesi katıldı. Cihazlardan en verimli şekilde yararlanmak amacıyla çeşitli kliniklerdeki laboratuarları bir araya topladıklarını belirten Prof. Dr. Ayhan, laboratuarların aynı zamanda yenilendiğini söyledi. “Ayrı ayrı yerlerdeki laboratuarlar birbirlerinden istifade edemiyordu. Şimdi en yüksek verimi elde etmeyi planlıyoruz” diye konuşan Prof. Dr. Ayhan, Merkez Laboratuarda, immünoloji, çocuk hematoloji, çocuk endokrin, çocuk nefroloji, yetişkin hematoloji, metabolizma ve biyokimya laboratuarlarının hizmet vereceğini belirtti.
Dünya Standartlarında Laboratuar
Metabolizma ve genetik laboratuarlarının referans olma ünvanı taşıdığını dile getiren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, “Hematoloji alanında yapılacak tüm tetkiklerin yapılma imkanına sahibiz. Dünya standartlarında laboratuar olarak hizmet veriyoruz. Özellikle Kronik Lenfositik Lösemi ve Myelom için FİSH incelemeleri az sayıda yapılan inceleme yapan merkezlerden biriyiz” dedi.
Hücre Ayrıma Teknolojisi
Hücre ayırabilecek teknolojiye sahip olduklarını kaydeden Prof. Dr. Cinaz, “Her hangi bir hücreyi istediğimiz saflıkta ayırabiliyoruz. Bu da bize patolojik hücreleri bulup çoğaltma ve onlar üzerinde araştırma yapma imkanı sağlayacak” diye konuştu. Prof. Dr. Cinaz ayrıca rutin kan tetkiklerinin, ilk 2 saat içerisinde hastalara sonuçlarının verildiğini söyledi.


