2 Ocak 2013 Çarşamba

Boşandıktan sonra da bir hayat var...

Boşandıktan sonra kişilerin hayatı büyük bir değişime girer. Tek başına para gibi sorunlarla başa çıkma, çocuk, kariyer değişikliği ve aile, ev küçültme işlemleri bir yıkım gibi görülebilir.

Size inanmak zor gelebilir ama artık evliliğiniz bitti ve herkes kendi yoluna devam etmek zorunda. Şimdi size boşandıktan sonra yapmanız ve yapmamanız gerekenlerin kısa bir listesini vereceğiz.

İnkar
Kendinize sorun, gerçekten bu evliliğin sürmesini ister miydiniz? Devam etseydiniz içinizde sürekli ayrılma korkusu olacak mıydı? Yalnız kalmaktan daha korkunç bir düşünce varsa, o da korkunuzun size zarar vermesine izin vermeniz.

Gün ışığından kaçmak
Kederli bir dönemdesiniz ve sizin için kısmen hayat bitti. Hayatta tek başınıza var olamayacağınıza inanıyorsunuz. Ama emin olun 'Hayatımı geri istiyorum' diyeceğiniz bir an gelecek. Hele çocuğunuz varsa bu düşünce bir an önce gelmek zorunda. Onu yetiştirmek zorundasınız; 'Ben topluma mutlu, anlamlı, üretken bir üyesi olan bu çocuğu kazandıracağım' demeli ve sırf onun hatırına da olsa kendinize gelmelisiniz. Çocuğunuz kendinizi toplamanız için size ön ayak olsun.

Bu bir felaket değil
Yaşadıklarım çok korkunç, her şeyimi kaybettim, 'Hayatım bitti' gibi duyguların üzerinizde güçlü bir etkisi olabilir. Bunlar doğru değil, ayrılık sizin için yeni bir hayat ve yeni bir başlangıç demektir. Kafanızın içindeki negatifliği değiştiremeseniz bile fiziksel olarak nasıl hissettiğinizi değiştirebilirsiniz.

Pişmanlık duymayın!
Olan oldu, artık geçmişi geri almak için bir şey yapamazsınız ancak şimdi ne yapacağınızı planlayabilirsiniz.

Çocuklarınız için örnek olun
Ne tür bir anne çocuğunun çevresinde sürekli ağlar, boş boş etrafa bakar ve çocuğunun üzülmesine izin verir ki?

Plan yapın
Konut, iş ve finans açısından mali durumunuzu değerlendirin.

Yardım isteyin
Duygusal destek, mesleki rehberlik için aile bireylerinizden ya da en yakın arkadaşlarınızdan yardım alın.

Başarılı olmanız ve kendinizi programlamak için her şeyi yapın
Güçlerinizi ve becerilerinizin ne olduğunu öğrenin. Onların yeni ve olumlu bir yönde hareket etmesine yardımcı olmaya odaklanın. Kendinize inanın.

Kendiniz için zaman yaratın 
Sizden biraz bencil olmanızı isteyeceğiz. Kendinize vakit ayırın. Hep istediğiniz ama çıkamadığınız o seyahate çıkın, bir hobi edinin.

Düşlediğiniz eve sahip olun
Ev değiştirmeye imkanınız varsa taşının. Bu dünyanın sonu değil. Siz ve çocuklarınız yeni ve temiz anılar oluşturmak için başka bir eve gidiyorsunuz. Bu durum orayı sizin rüya eviniz yapar.

Siz eşinizle bir elmanın yarısıydınız. Evet ama bitti, şimdi her 100 kişiden biri yeniden öteki yanınız olabilir.

Kendinize bir tutku bulun
Her gün yataktan kalkmanızı heyecanlı yapacak olan şey nedir? Hedeflere ulaşmak için neler yapabileceğinizin bir listesini yapın.

Kendinizi koruyun
Yeni bir ilişki kıvılcımı hissettiğinizde kendinize sorun 'bu ilişki bana ne katacak, çocuklarım ne düşünecek, hazır mıyım'?

Kaynak: HT Hayat

Seksi Öldüren "Teknik Arızalar"

Yatakta canınızı sıkan sorun ne kadar büyük olursa olsun, onu halletmenin yolları var. Hem de hemen... 

Bazı sorunlar gerçekten yoğun takip ve zaman gerektirse de, unutulmaması gereken bir gerçek var: Cinsel sorunlarla karşılaşınca mutlaka jinekologunuza danışmalısınız. İşte en yaygın cinsel sorunlar ve onları halletme yolları...

Kadınların Cinsel Sorunları

Kuruluk

Cinsel organınız yeterince ıslak değilse seks acı verici olabilir. Vajina kuruluğunun sebepleri mutlaka araştırılmalı. "Vajinal kuruluğun en sık görülen nedenlerinden biri ilişkinin önsevişme döneminin aşırı kısa olmasıdır. Erkekteki ereksiyonun kadındaki tam karşılığı olan vajinal ıslanma yeterli olmadığında ilişki de ağrılı olabilmektedir. Kadın kendini yeterince hazır hissetmeden ilişkiye başlanmamalıdır.

Ağrılı Cinsel İlişki

İlişki sırasında iki tip ağrı olabilir; ilk girişteki ağrı ve derinde hissedilen ağrı. Eğer partnerinizin ilk girişi sırasında şiddetli bir ağrı duyuyorsanız, sebep vajina kuruluğu olabilir.

Eğer sorun daha müzmin bir durumdaysa 'vulvar vestibulitis' söz konusu olabilir. Bu rahatsızlıkta, vajinanın girişindeki salgı bezleri tahriş olmuştur. Sebep kronik alerjik bir durum olabileceği gibi bazı durumlarda önceden geçirilmiş enfeksiyonlar söz konusu olabilir. Vajina girişi o kadar şiş ve hassastır ki, dokunmak bile ağrı verebilir. Sorununuzun kaynağının bu olduğu tespit edilirse, doktorunuz çeşitli bölgesel tedavi yöntemleriyle (kortizonlu kremler, virüslere etkili kremler gibi) veya bazı durumlarda bir operasyonla iyileşmenizi sağlayabilir.

Cinsel Birleşme Sırasında İdrar Kaçırma

İdrar kaçırma birçok kadının yakındığı bir sorun. Yapmanız gereken ilk şey, bu sıvının idrar mı, yoksa boşalma mı olduğunu tespit etmek. Bunu anlamak için, cinsel birleşmeden önce altınıza bir havlu serin ve çıkan sıvının idrar olup olmadığına bakın. Kokmuyorsa, büyük olasılıkla idrar değildir. Son araştırmalar gösteriyor ki kadında "boşalma" yani ilişkide vajinadan sıvı gelmesi oldukça yaygın. Kadınların yüzde 40'ı bir şekilde boşalma yaşar.

Çıkan sıvı gerçekten idrarsa, paniğe gerek yok. Bu doğaldır ve çoğu zaman erkek tarafından fark bile edilmez. Yine de çok rahatsızsanız, Kegel egzersizi adı verilen egzersizleri yaparak, istemli idrar yapmaktan sorumlu olan pelvis tabanı kaslarınızı güçlendirmelisiniz. Bu esnada çalışan kaslar idrar tutulmasından sorumlu kaslardır. Bu egzersizi fırsat buldukça günde 50–60 kez yapın, faydasını mutlaka göreceksiniz. Bu kaslarınızı güçlendirdiğinizde orgazmınızın da daha güçlü olduğunu fark edebilirsiniz.

Ağrılı Göğüsler

Ön sevişme son derece zevklidir, ancak göğüsleriniz ağrıyorsa, onlara dokunmak bile sizi rahatsız edebilir. Kadın uyarıldığı zaman, göğüslerindeki ve göğüs uçlarındaki kan akışı artar ve bu organların hassasiyeti artar. Özellikle adet sırasında bu hassasiyet son derece rahatsız edici olabilir. Hormonal değişikliklerden dolayı, bazı kadınların göğüsleri yumurtlama zamanı ve adetten birkaç gün sonra son derece hassastır. Fibrokistik göğüslere sahip olan kadınlar da bu durumu daha şiddetli hissederler.

Göğüs ağrısıyla baş etmek için E vitamini alımı önerilmektedir. Bundan sonra da hassasiyet ortadan kalkmazsa jinekologunuzla konuşabilirsiniz.

Cinsel İsteksizlik

İsteksizlik söz konusuysa, suçlanacak ilk faktör kullandığınız ilaçlardır. Bazı antidepresan ilaçların cinsel isteği azalttığı biliniyor. Cinsel hayatınızdaki durgunluk ilaçlardan dolayı ortaya çıktıysa, doktorunuz alternatif bir ilaç önerebilir.

Bazı doğum kontrol hapları da libidoyu olumsuz etkiler. Doğum kontrol ilaçları kullanan kişiler, eğer ki ilaçların etkisiyle libido düşüşü yaşarlarsa, bunu doktorlarına söyleyip, ilacı değiştirebilirler. İlaç değişikliği işe yaramazsa, testosteron bazlı kremler kullanarak libidonuzu arttırabilirsiniz. Cinsel isteksizliğinizin sebebi antidepresanlar veya doğum kontrol ilaçları değilse, tiroit hormonunuzu kontrol ettirmelisiniz.

Erkeklerin Cinsel Sorunları

Ereksiyon Kaybı

Yorgunluk ve stres sertleşme sorunlarına neden olabilir. Partnerinizin başına öyle bir olay gelirse, bunu fazla önemsemediğinizi belirtip, egosunu ve vücudunu rahatlatacak bir masaj yapın. Bir dahaki denemenin zamanını siz değil, onun belirlemesini bekleyin çünkü yeni bir başarısızlık canını daha da fazla sıkabilir.

Orgazm Güçlüğü

Alkol kullanmak veya biraz önce orgazm yaşamış olmak, orgazmı zorlaştırabilir. Oral ve elle uyarmayı deneyebilirsiniz. Hâlâ işe yaramıyorsa, her defasında orgazm yaşamasının şart olduğunu düşünmediğinizi belirtin.

Erken Boşalma

Uzun süre yalnız olmak veya gençken yaşanmış tatsız bir deneyim yetişkinlikte erken boşalmaya neden olabilir. Durup yeniden başlama tekniğini deneyin. Partneriniz orgazma yakınken hareketleri durdurun, bunu dayanabildiği kadar tekrarlayın. Pratik yaparsa, kendini kontrol etmeyi öğrenecektir.

Seksi Öldüren 'Teknik Arızalar'

Yatakta canınızı sıkan sorun ne kadar büyük olursa olsun, onu halletmenin yolları var. Hem de hemen... 

Bazı sorunlar gerçekten yoğun takip ve zaman gerektirse de, unutulmaması gereken bir gerçek var: Cinsel sorunlarla karşılaşınca mutlaka jinekologunuza danışmalısınız. İşte en yaygın cinsel sorunlar ve onları halletme yolları...

Kadınların Cinsel Sorunları

Kuruluk

Cinsel organınız yeterince ıslak değilse seks acı verici olabilir. Vajina kuruluğunun sebepleri mutlaka araştırılmalı. "Vajinal kuruluğun en sık görülen nedenlerinden biri ilişkinin önsevişme döneminin aşırı kısa olmasıdır. Erkekteki ereksiyonun kadındaki tam karşılığı olan vajinal ıslanma yeterli olmadığında ilişki de ağrılı olabilmektedir. Kadın kendini yeterince hazır hissetmeden ilişkiye başlanmamalıdır.

Ağrılı Cinsel İlişki

İlişki sırasında iki tip ağrı olabilir; ilk girişteki ağrı ve derinde hissedilen ağrı. Eğer partnerinizin ilk girişi sırasında şiddetli bir ağrı duyuyorsanız, sebep vajina kuruluğu olabilir.

Eğer sorun daha müzmin bir durumdaysa 'vulvar vestibulitis' söz konusu olabilir. Bu rahatsızlıkta, vajinanın girişindeki salgı bezleri tahriş olmuştur. Sebep kronik alerjik bir durum olabileceği gibi bazı durumlarda önceden geçirilmiş enfeksiyonlar söz konusu olabilir. Vajina girişi o kadar şiş ve hassastır ki, dokunmak bile ağrı verebilir. Sorununuzun kaynağının bu olduğu tespit edilirse, doktorunuz çeşitli bölgesel tedavi yöntemleriyle (kortizonlu kremler, virüslere etkili kremler gibi) veya bazı durumlarda bir operasyonla iyileşmenizi sağlayabilir.

Cinsel Birleşme Sırasında İdrar Kaçırma

İdrar kaçırma birçok kadının yakındığı bir sorun. Yapmanız gereken ilk şey, bu sıvının idrar mı, yoksa boşalma mı olduğunu tespit etmek. Bunu anlamak için, cinsel birleşmeden önce altınıza bir havlu serin ve çıkan sıvının idrar olup olmadığına bakın. Kokmuyorsa, büyük olasılıkla idrar değildir. Son araştırmalar gösteriyor ki kadında "boşalma" yani ilişkide vajinadan sıvı gelmesi oldukça yaygın. Kadınların yüzde 40'ı bir şekilde boşalma yaşar.

Çıkan sıvı gerçekten idrarsa, paniğe gerek yok. Bu doğaldır ve çoğu zaman erkek tarafından fark bile edilmez. Yine de çok rahatsızsanız, Kegel egzersizi adı verilen egzersizleri yaparak, istemli idrar yapmaktan sorumlu olan pelvis tabanı kaslarınızı güçlendirmelisiniz. Bu esnada çalışan kaslar idrar tutulmasından sorumlu kaslardır. Bu egzersizi fırsat buldukça günde 50–60 kez yapın, faydasını mutlaka göreceksiniz. Bu kaslarınızı güçlendirdiğinizde orgazmınızın da daha güçlü olduğunu fark edebilirsiniz.

Ağrılı Göğüsler

Ön sevişme son derece zevklidir, ancak göğüsleriniz ağrıyorsa, onlara dokunmak bile sizi rahatsız edebilir. Kadın uyarıldığı zaman, göğüslerindeki ve göğüs uçlarındaki kan akışı artar ve bu organların hassasiyeti artar. Özellikle adet sırasında bu hassasiyet son derece rahatsız edici olabilir. Hormonal değişikliklerden dolayı, bazı kadınların göğüsleri yumurtlama zamanı ve adetten birkaç gün sonra son derece hassastır. Fibrokistik göğüslere sahip olan kadınlar da bu durumu daha şiddetli hissederler.

Göğüs ağrısıyla baş etmek için E vitamini alımı önerilmektedir. Bundan sonra da hassasiyet ortadan kalkmazsa jinekologunuzla konuşabilirsiniz.

Cinsel İsteksizlik

İsteksizlik söz konusuysa, suçlanacak ilk faktör kullandığınız ilaçlardır. Bazı antidepresan ilaçların cinsel isteği azalttığı biliniyor. Cinsel hayatınızdaki durgunluk ilaçlardan dolayı ortaya çıktıysa, doktorunuz alternatif bir ilaç önerebilir.

Bazı doğum kontrol hapları da libidoyu olumsuz etkiler. Doğum kontrol ilaçları kullanan kişiler, eğer ki ilaçların etkisiyle libido düşüşü yaşarlarsa, bunu doktorlarına söyleyip, ilacı değiştirebilirler. İlaç değişikliği işe yaramazsa, testosteron bazlı kremler kullanarak libidonuzu arttırabilirsiniz. Cinsel isteksizliğinizin sebebi antidepresanlar veya doğum kontrol ilaçları değilse, tiroit hormonunuzu kontrol ettirmelisiniz.

Erkeklerin Cinsel Sorunları

Ereksiyon Kaybı

Yorgunluk ve stres sertleşme sorunlarına neden olabilir. Partnerinizin başına öyle bir olay gelirse, bunu fazla önemsemediğinizi belirtip, egosunu ve vücudunu rahatlatacak bir masaj yapın. Bir dahaki denemenin zamanını siz değil, onun belirlemesini bekleyin çünkü yeni bir başarısızlık canını daha da fazla sıkabilir.

Orgazm Güçlüğü

Alkol kullanmak veya biraz önce orgazm yaşamış olmak, orgazmı zorlaştırabilir. Oral ve elle uyarmayı deneyebilirsiniz. Hâlâ işe yaramıyorsa, her defasında orgazm yaşamasının şart olduğunu düşünmediğinizi belirtin.

Erken Boşalma

Uzun süre yalnız olmak veya gençken yaşanmış tatsız bir deneyim yetişkinlikte erken boşalmaya neden olabilir. Durup yeniden başlama tekniğini deneyin. Partneriniz orgazma yakınken hareketleri durdurun, bunu dayanabildiği kadar tekrarlayın. Pratik yaparsa, kendini kontrol etmeyi öğrenecektir.

Soğuk Kış Günleri İçin Beslenme Tüyoları

Kış aylarında tatlı krizlerimizle başa çıkmak, kilomuzu korumak ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek sanıldığı kadar zor değil! İşte kış ayları için içinizi ısıtacak şifalı tarifler..

‘İştahımı kontrol edemiyorum’, ‘Sürekli yemek yemek istiyorum’ ‘Canım hep tatlı istiyor’… Neden? Soğuk kış günlerinde, cevaplarını bulmak için kendi kendimize savaş verdiğimiz sorulardır bunlar hep…

Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Keservuran'ın verdiği bilgilere göre, hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte vücudumuz değişen iklim koşullarına uyum sağlamak adına kendi önlemlerini alır ve yağ yakımı odaklı değil yağ depoları vücudunuzu korumak adına harekete geçer. Aynı zamanda soğuk havayla birlikte vücudumuzun enerji ihtiyacı artar. Bunun yanında bağışıklık sistemimiz (vücut savunma mekanizması) de vücudumuzu hastalıklardan ve enfeksiyonlardan korumak adına daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar.

Tatlı Krizini Bitterle Bitirin

Tüm bu değişimlerle birlikte temel enerji kaynağımız olan karbonhidrat ihtiyacımız daha da artar, canımız sürekli tatlı yemek ister. Bu gibi durumlarda aklımıza ilk gelen basit şeker (yani sofra şekeri) içeren şerbetli tatlılar, çikolata ve baklava gibi enerji içeriği yüksek tatlı çeşitleri olur. Oysa İşlenmiş şeker yani sofra şekeri içeriği yüksek besin tüketimi; tat eşiğimizin yükselmesine, sık aralıklı acıkmamıza neden olur ve kan şekeri kontrolümüz zorlaşır. Kakao oranı yüksek bitter çikolata – kakao; aynı zamanda antioksidan aktiviteye sahiptir ve tatlı krizlerinde sağlıklı bir seçim olabilir.

Kış aylarında mantı, pirinç pilavı ve pizza gibi yiyeceklere olan eğilimimiz de artar. Vücudumuzun temel enerji kaynağı karbonhidrattır; ancak önemli olan doğru karbonhidrat kaynaklarını seçebilmektir!

Mantı Yerine Aldante Makarna

Baktığımızda tüm bu tahıl grubu besinler temel karbonhidrat kaynaklarımızı oluşturmaktadır. Ancak püf noktası; pirinç pilavındaki nişastanın yüzde 80’i vücudumuzda emilirken, bulgur pilavı ve az pişmiş makarnadaki nişastanın yüzde 40’ı emilmektedir. Bu nedenle ana yemeklerde pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, mantı yerine aldante (dişe dokunur anlamına gelmektedir) – az pişmiş makarna doğru seçimler olacaktır.
Doğa, mevsime uygun olarak ihtiyacımız olan tüm sebze ve meyveyi bize sunmaktadır; örneğin balkabağı… Kış aylarının vazgeçilmez tatlısıdır. Kabak tatlısı sevmiyorsanız eğer, mevsim meyvelerinden ayva, ayva tatlısı da tercihlerimiz arasında yer alabilir.

Çorbanıza Un Kavurmayın

Kış aylarının bir diğer vazgeçilmezi ise çorbalarımız. Neredeyse her ana öğünde, yemekte içimizi ısıtan sıcak bir kase çorba içmek isteriz. Çorbaları hazırlarken yağda unu kavurmak, bir diğer deyişle terbiye hazırlamak mutfaklarda çok yaygın bir uygulamadır. Oysa yüksek ısıda kavurma işlemi, kanserojen öğelerin açığa çıkmasına sebep olacak, kullandığımız beyaz un besin değeri düşük bir karbonhidrat kaynağı olacaktır. Beyaz un yerine tam buğday unu, yağda unu kavurma yerine yumurta ile tam buğday ununu karıştırarak kıvam vermek mümkün.

Doğanın bize sunduğu sebzelerden soğangiller ailesinden kuru soğan ve pırasa, “quarcetin-antioksidan öge” içerikleriyle bağışıklık sistemimizin savunma kalkanlarıdır. Yeşil mercimek- kırmızı mercimek ise yüksek besin değerleri ve posa içerikleri ile bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklerini göstermektedir. Baharatlar ise adeta orkestra şefi gibi yemeklerimizin lezzetine yön vermektedir. Kış aylarında hastalıklardan korunmak adına zerdeçallı – tarçınlı mercimek çorbanıza her akşam yemeğinde yer verebilirsiniz.

Kestaneyi Soğutup Sütlü Kahve ile Yiyin

Kestane kebap yine kış aylarında tercih edilen keyifle tüketilen yiyecekler arasındadır. Ancak kestaneyi de patates gibi düşünebiliriz; çok sıcakken tükettiğinize kan şekeriniz hızlı yükselip akabinde düşme eğilimi gösterecektir ve kısa sürede tekrar açlık hissi oluşacaktır. Kestaneyi hafif soğuduktan sonra ister közlenmiş ister haşlanmış fark etmez yanında 1 bardak süt veya sütlü kahve ile tükettiğinizde ise sizi uzun süre tok tutan ve besin değeri yüksek bir öğün olacaktır.

İçinizi Isıtacak Şifalı Tarifler

Zerdeçallı-Tarçınlı Mercimek Çorbası
Malzemeler (4 kişilik)
• 1 su bardağı kırmızı mercimek
• 2 baş kuru soğan
• 1 adet ince küçük havuç – beta karoten içeriğiyle yüksek antioksidan özellik göstermektedir.
• 1 yemek kaşığı zeytinyağı
• 1 çay kaşığı toz zerdeçal- kolesterol düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici özellik göstermekte
• 1/2 çay kaşığı toz tarçın-kan şekeri dengesini sağlamakta
• 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber-metabolizma hızını arttırmakta
• 1 tatlı kaşığı kuru nane
Kuru soğan ve havucu doğradıktan sonra tencereye koyun, mercimeği ekleyin. Tüm malzemenin üzerini 4 parmak geçecek kadar su ekleyin ve kısık ateşte haşlanmaya bırakın. Tüm malzemeyi blenderize ettikten sonra baharatları ekleyin. Kısık ateşte 2-3 dk daha pişirdikten sonra 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyin ve tekrar karıştırın. ¼ dilim limon ile çorbanız servise hazır.

Ekinezya Çayı
İnülin içeriğiyle ekinezya çayı yine vücudun savunma mekanizması bağışıklık sistemimizi desteklemektedir. Şubat-Mart aylarında 5’er günlük ekinezya çayı kürünüzü hazırlayın.
Malzemeler
• 1 poşet ekinezya çayı
• 1 poşet ıhlamur çayı
• 2 dilim portakal kabuğu
• 1 küçük parça kabuk zencefil
5 gün ardı ardına 500 ml sıcak suda tüm malzemeleri 8-10 dk demledikten sonra 2 fincan tüketin. Her yeni gün taze malzemelerle çayınız taze demleyin. 12 gün ara verin, takip eden zamanda çayınızı hazırlamayı ihmal etmeyin. Bu çayı çocuklarınıza da güvenli bir şekilde içirebilirsiniz. Gebelik döneminde ise zencefil hariç diğer malzemelerle hazırlayarak tüketilebilir.

Sofranızın Tuzunu Baharatlarla Hazırlayın
Sofranın vazgeçilmez elemanı tuz! Siz hayatınıza bir yenilik getirin ve baharatlarınız “tuzunuz“ olsun:
• 2 yemek kaşığı fesleğen
• 2 yemek kaşığı karabiber
• 1 yemek kaşığı kekik
• 1 çay kaşığı toz zencefil
• 1 tatlı kaşığı kimyon
Tüm baharatları toz halinde boş bir tuzlukta harmanlayın, sofranızda tuz yerine baharat karışımınız ile yemeklerinizi lezzetlendirin.

Ayva Tatlısı
Malzemeler (6 kişilik)
• 3 orta boy ayva (ikiye böldükten sonra çekirdeklerini çıkarın)
• 6 yemek kaşığı pekmez
• 4 orta boy elma
• 1 yemek kaşığı silme toz tarçın
• ½ çay bardağı taze sıkılmış limon suyu
• 4 tane karanfil
• 200 gr sade light dondurma
Ayvaların kabuklarını soyup ortadan ikiye bölün, çekirdeklerini çıkarttıktan sonra tencereye yerleştirin, bir miktar su ekledikten sonra kısık ateşte 10 dk pişirin. 10 dk sonra 6 yemek kaşığı pekmezi ayvaların üzerine gezdirin, ½ çay bardağı limon suyunu ayvaların üzerine gezdirin 4 tane karanfili tencereye ekledikten sonra kapağını kapatın kısık ateşte pişmeye bırakın. Ayrı tencerede elma rendesini 1 parmak su + 1 yemek kaşığı toz tarçın ekleyerek pişirin, hafif jölemsi kıvama geldiğinde altını kapatın. Ayvaların da hafif piştiğinden emin olduktan sonra altını kapatın. Soğumaya bırakın.

1 adet ayvayı servis tabağınıza yerleştirin, 2 yemek kaşığı pişmiş elma püresini ayvanın orta kısmına koyun, 2 top sade dondurma ile ayva tatlınız servise hazır.

1 Ocak 2013 Salı

Kadınlardaki ideal göğüs isteği

Kadınların ideal göğüs arzusu ve estetik operasyonlar artıyor

Kadınlarda sarkık ve küçük göğüs sorununu gidermek için yapılan ve maliyeti 4 bin lirayı bulan estetik operasyonlarda patlama yaşanıyor.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ebru Durmuş, kendilerine her kesimden ve meslekten kadınların başvurduğunu, koltuk altından, iz bırakmayacak şekilde göğüs büyütme ameliyatını yaptıklarını söyledi.

Kadınların göğüslerinin sarkık ve küçük olması, istedikleri iç çamaşırı, bikini ve bady gibi giysileri giyememenin yanında, zaman zaman eşler arasında önemli sorunlar yaşanmasına da neden oluyor. Bu sorunu yaşayan kadınlar, kendini beğenmiyor, eşini tatmin edemediğini düşünerek cinsel soğukluk duyuyor, psikolojik sorunlar yaşıyor, birçoğu eşinin yanında çıplak kalamıyor ve sosyal uyum bozuklukları da yaşanabiliyor. İmkanı olanlar, bu durumdan kurtulmak için estetik, plastik cerrahi merkezlerine koşuyor. Son zamanlarda bu merkezlere olan ilginin arttığı, hatta patlama yaşandığı belirtiliyor. Bu ameliyatın maliyeti ise 4 lirayı buluyor.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ebru Durmuş, bu sıkıntıları aşmak isteyen kadınlara başta eşlerinin karşı çıktığını söyledi. Dr. Durmuş, "Güzel bir göğüs yapısına sahip olmak isteyen kadınların bir bölümü bu konuda eşlerini ikna edip, onların iznini alarak yaptırıyor. Fakat içlerinde eşlerinin izni olmadan da gelip gögüslerini büyüten kadınlar var. Zamanla her iki taraf da bu konuda mutlu oluyor. Hatta bu işe başından karşı çıkan erkekler daha sonra eşleri ile ile birlikte gelip bizlere teşekkür bile ediyorlar" diye konuştu.

Hayal ettiği göğüslere kavuşan kadınların kendine güveninin arttığını ve bunu da eşine olumlu olarak yanstığını belirten Dr. Ebru Durmuş, "Protezle meme büyütme ameliyatı genel olarak iyi ve kalıcı bir sonuç veren, kişinin ve eşinin ruh sağlığını düzelten, onları yaşama daha bağlı bir hale getiren bir ameliyattır. Merkezimizden çıkan eşler soluğu iç çamaşırı satan mağazalarda alıyor" dedi. Dr. Durmuş, "Bize başvuranlar arasında her meslek grubundan kadın bulunuyor. Artık, ister başı kapalı, ister açık olsun, bütün kadınlar estetik ve güzel görünmek istiyor. Kadınlar artık göğüs büyütmeye büyük ilgi gösteriyor" diye konuştu.

Dr. Ebru Durmuş, İzmir Alsancak'ta bir estetik ve plastik cerrahi merkezinde koltuk altından, iz bırakmayan göğüs büyütme ameliyatını yaptıklarını söyledi. Bu işlemde meme protezlerinin, meme şeklinde hazırlanan balona benzer yapıda olduğunu belirten Dr. Durmuş, "Silikonun vücut için sağlığa hiçbir zararı yoktur. Koltuk altında derinin kotlanma çizgilerinin üzerinden 3- 4 santim kesilir. Göğüs altına doğru bir tünel hazırlanır ve meme protezi bu tünelin içinde genellikle göğüs kasının altına yerleştirilir, enfeksiyon riski ciddi anlamda azalır. Ameliyat yarası koltuk altında olduğu için göğüs üzerinde ameliyat izi olmaz. Süt kanallarına zarar vermez" dedi.

Bizi aslında neler yaşlandırıyor?

Hafıza, işitme, gözler ve kemiklerimizin yaşlanmasına nelerin sebep olduğunu öğrenmeye ve onları önlemeye ne dersiniz?

Hafızamızı kolaylıklar yaşlandırıyor
Japonya'da yapılan bir araştırmada on kişiden birinin 60 yaşlarında hafıza problemleri yaşadığı ortaya çıkmış. Bunun en büyük nedenleri de cep telefonları, internet gibi hayatı kolaylaştıran, ama beynimizi de yorulmaktan alıkoyan teknolojik gelişmeler olarak belirlenmiş. Peki teknolojinin sonsuz çekici olanaklar sunduğu böyle bir dönemde beynimizi çalıştırmak için neler yapabiliriz? Cevap çok basit: işin kolayına kaçmamak. Örneğin cep telefonumuzun hafızasına sığınmak yerine telefon numaralarını ezberlemeye çalışabiliriz. Ya da alışverişe çıkacağımızda liste yapmadan alacaklarımızı aklımızda tutmayı deneyebiliriz. Bu gibi küçük şeyler beynimize egzersiz yaptırarak hafızamızın da güçlenmesini sağlayacaktır.

İşitme gücümüzü yediklerimiz etkiliyor
Yemediğiniz sebze ve meyvelerin işitme problemlerine neden olduğunu biliyor muydunuz? Hatta bu konu üzerine yapılmış araştırmalar ve elde edilmiş bulgular var. Özetlemek gerekirse antioksidanlar işitme rahatsızlıklarını önlemede oldukça etkililer. Çünkü sesler kulağınıza geldiğinde hücreler normalde ürettiğinden daha fazla serbest radikaller üretiyor. Dolayısıyla serbest radikalleri etkisizleştirecek antioksidanları barındıran sebze ve meyvelerden yemediğinizde işitme problemlerini yaşama oranı da yükseliyor. Bu nedenle günde beş öğün meyve kuralını her zaman uygulamamız gerekiyor.

Göz sağlığımızı et tüketimi bozuyor
Yapılan bir başka araştırma haftada on porsiyondan fazla dana eti, kuzu eti, salam gibi kırmızı et tüketen insanların yüzde 47'sinin görme bozuklukları yaşadığını göstermiş. Uzmanlar, gözün retinasında bulunan maküler adındaki çok hassas bir bölgenin yediğimiz besinlerden fazlasıyla etkilendiğini söylüyorlar. Kırmızı etin içeriğinde bulunan bileşenler de bu bölgedeki kan damarlarının büyümesine neden oluyor. Dolayısıyla gözlerimize bir iyilik yapmak için kırmızı eti dozunda tüketmemiz, hatta mümkünse onun yerine tavuk ve balık gibi beyaz etleri tercih etmemiz gerekiyor. Haftada üç kez tüketilen tavuk, görme bozuklukları riskini yüzde 57 azaltıyor.

Kemiklerimizi alkolsüzlük olumsuz etkiliyor
Alkolsüzlük desek çok şaşırabilirsiniz; ama bu gerçek. Elbette makul miktarda alkolden söz ediyoruz. 'Ilımlı alkol' denilen dozu tutturduğunuzda alkollü içecekler kemiklerin yoğunluğunu artırıyor. Ilımlı alkol miktarı yaklaşık bir kadeh şarap ya da bir bardak biraya eş değer. Amerika'da yapılan bir araştırmada günde 1-2 birim bira ya da alkollü içki tüketen erkeklerde kemik yoğunluğunun, tüketmeyenlere göre yüzde 3 ila 4 daha fazla olduğu belirlenmiş. Benzer şekilde menopoz sonrası kadınlarda günde 2 birimden fazla alkollü içecek tüketmenin kemik mineral yoğunluğunda yüzde 5 ila 8'lik artışa yol açtığı görülmüş. Ilımlı alkol tüketiminin kemik mineral yoğunluğu üzerindeki olumlu etkisine karşın günde 2 birimden fazla alkol tüketen erkeklerin kemik yoğunluğunda hiç alkol almayanlara göre yüzde 3 ile 5'lik düşüklük olduğu ortaya çıkmış.

Kaynak: pudra. com

30 Aralık 2012 Pazar

Cingıl Bellz Cingıl Bellz: Yılbaşı Gecesi Ne Yemeli Ne İçmeli?


Yılbaşı, adı üstünde asıl eğlence 12'den sonra başlıyor. Yani uyku düzeni, sindirim alt üst oluyor. Şimdi gelelim yılbaşı gecesini en hafifi şekilde nasıl atlatırız'a...



Sabah kalkma zorunluluğu olmayanlara fazla erken kalkmamalarını öneririm. Unutmayın gece genç, uyku size daha çok lazım olacak:) Enerjiinizi depolayabildiğiniz kadar depolayın.

Güne sıkı bir kahvaltıdan önce 1 bardak oda sıcaklığında suya 3-4 damla limon damlatıp içerek başlayın. Bunun sırrını çoğunuz biliyorsunuzdur artık, önceki günden kalanların bağırsaklarınızdan atılmasını kolaylaştıracak. Yani vücudunuzun kontak anahtarını çeviriyorsunuz bir nevi ona su vererek:)

Kahvaltıda hamur işi, krep gibi ağır şeyler tüketmeyin. Nasıl olsa bütün gece bunlar çeşit çeşit olacak masanızda. O nedenle kahvaltıda mutlaka 1 bardak süt tüketin. Yumurta, peynir zeytin ve yeşilliği de ihmal etmeyin. 2 dilim ekmek tüketebilirsiniz, beyaz siyah sizin tercihinize kalmış ama 2'nin üzerine çıkmayın derim.

Kahvaltının üzerine mutlaka 1 bardak yeşil çay ile takviye yapın. Ayrıca gün içinde içeceğiniz 2 litre su, hem sindiriminizi kolaylaştıracak, akşam alkol tüketeceğiniz için çok su kaybedeceksiniz, o nedenle bunu yerine koymaya şimdiden başlamak lazım değil mi? Cildinizi gerginleştirmesi de cabası! Unutmayın dünyanın en usta ellerine bile makyajınızı yaptırsanız, altında güzel bir cilt yatmıyorsa ne fayda! Işıl ışıl parlamak istiyorsanız kendinizi su-yeşil çay ikilisine bırakın derim.

Hazırlanmak için daha çok vaktiniz var, kahvaltıdan 1-2 saat sonra 1 saatlik tempolu bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.     Veyahut yüzme, fitness yine aynı şekilde yardımcı olacaktır. Hem de akşam ayakta uzun saatler geçirebilme ihtimalinizi göz önünde bulundurun, vücudunuzu harekete hazırlayın.

Öğle yemeğinde fazla kaçırmayın ölçüyü. Akşama mideniz dolu olmasın ki özenle yapılmış yemeklerden tadabilin. 1 kase çorba, ki kış aylarında en ideali, yanında 1 tabak salatayı bol limonla/sirkeyle tatlandırarak tüketebilirsiniz. Ekmeksiz yemeye çalışın mümkün olduğunca ki fazla doygunluk hissetmeyin.

Yavaş yavaş hazırlıklar başlıyor! Akşam üzeri saat 16.0-17.00 gibi hazırlanırken bir taraftan bir adet yeşil elma yiyebilirsiniz. Hem midenizi alkole hazır tutar, hem de yemekler nerde kaldıı yahuuu diye gözünüzün dönmesini engeller:)

Eveet! Şimdi geldik yılbaşı yemeğine. Önünüzde birbirinden güzel mezeler, içkiler, en güzeli de birçoğunuzun masasında hindi var. Bu gece yemek yerken aklınızda şu olsun; ''sanki daha önce hiç yemedim''. Evet. Örneğin patates kızartması yiyorsunuz, hayatınızda ilk defa yiyormuş gibi davranıp küpüne girmenize gerek yok. Daha önce kaç türlüsünü yediniz çünkü. Bilmediğiniz şey değil. Sadece ev sahibine fikir beyan etmek adına tadına bakmanız sizin için faydalı olacaktır. 

Gelelim en önemli meseleye, alkole. Yılbaşı gecesi de içmeyeceksek ne zaman içeceğiz? dediğinizi duyar gibiyim. Keyfiniz öyle istiyorsa, elbette alkol tüketeceksiniz. Sonuçta yılbaşı senede 1 gün geliyor. Onda da kendimize katı kurallar koymaya gerek yok. Çünkü büyük bir çoğumuz o geceyi midemize zehir edip ertesi gün hepten beter koyveriyoruz. Yılbaşı gecemiz de elimizden uçup gidiyor.  Öncelikle, eğer seviyorsanız, şarap öneririm.  Faydalı olan tek içki çünkü. İki kadeh keyif yapayım hem de fayda sağlayayım diyorsanız kırmızı şarap ideal! 

Gençler genelde bira/votka/tekila tercih ediyor. Hatta birçoğu eve gidince kokmayayım diye votkadan vazgeçemiyor:) Votka tüketecekseniz eğer, limonla, portakalla, vişneyle yani meyve sularıyla tercih edin mümkünse. Votka-enerjiye hayır! Enerji içecekleri yapay, ne idüğü belirsiz kafein bombaları çünkü. Hiç gerek yok.

Biranın da ne denli kalorili olduğunuz biliyoruz ama bir gecelik bunu düşünmeyin eğer çok seviyorsanız. Ama yine de 4-5 taneden fazla içmeyin derim. Bir de sızma riski var üstelik:)

Sigara tüketimine gelince... Eğer içiyorsanız, üstüste tüketimlerden kaçının. Peşpeşe en fazla 2 adet içmelisiniz. Fazlası, akut nikotin zehirlenmesine kadar gidiyor. 

Uzun lafın kısası, gecenizi berbat etmek istemiyorsanız hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmayın. Unutmayın yılbaşının amacı yemek yemek değil, hep birlikte olmak, dilekler dilemek, yeni yılı ailemizle karşılamak:)



Sağlık Sayfam hepinize şimdiden güzel bir 2013 diler, mutlu kalın, sağlıklı kalın! :)