31 Temmuz 2012 Salı

Sezonun öne çıkan 10 makyaj trendi

Sezonun öne çıkan 10 makyaj trendi Bu sezonun trendlerine göre makyaj yapmak istiyorsanız aşağıdaki tavsiyelerimize bir göz atın.

2011 kışında makyaj trendleri sonbaharın gizemli havasını yansıtıyor. Bu sezon damgasını vuracak makyaj trendleri arasında özellikle dikkatimizi çekenler can alıcı kırmızı dudaklar, belirgin kaşlara ve belirgin elmacık kemikleri var. Bu sezonun trendlerine göre makyaj yapmak istiyorsanız aşağıdaki tavisyelerimize bir göz atın.


Dumanlı  gözler
Bu makyajı elde etmek için gözlerinizin etrafına çekeceğiniz siyah bir kalemle işe başlayalabilirsiniz. Daha sonrasında göz kapağınızın dıştan içe doğru yarısına kadar kömür rengi farlardan uygulayın. Bu görünümü daha belirgin hale getirmek için göz kapaklarınızın kömür rengi fardan arta kalan kısımlarına uygulayacağınız parıltılı turuncu veya altın rengi göz farı makyajınızı tamamlayacaktır.

Şarap rengi dudaklar
Koyu şarap rengi dudaklar derin etki yaratır. Bu nedenle eğer bu renk bir ruj uygulayacaksanız makyajınızın geri kalanının  sade olmasına özen gösterin. Uyguladığınız kırmızı rujunuzun ortasına parlatıcı sürdüğünüzde dudaklarınızın daha dolgun görünmesini sağlayabilirsiniz.

Tek renk göz ve dudaklar 
Sade makyaj her zaman sıkıcı olmak zorunda değildir. Daha taze ve çekici bir görünüm için doğal gölgeleri tercih edin. Açık kahverengi göz kalemi onları çok öne çıkarmadan belirginleştirmenize yardımcı olur. Göz makyajınızı tamamlamak için etrafına uygulayacağınız doğal tonlarda krem farlar ile bir bütünlük yakalayabilirsiniz. Makyajınıza son dokunuşu ise şeftali tonlarında uygulayacağınız açık renkli bir ruj ile yapabilirsiniz.

Dramatik kirpikler
Gözlerinizi daha belirgin hale getirmek için rimelinizi birkaç kat uygulamanız yeterli olacaktır. Daha geniş bir göz etkisi bırakmak için, göz kaleminizi çektikten sonra birkaç kat rimeli üst kirpiklerinize uygulayın.

Çiçek renklerinde mat dudaklar
Birbirinden nazik pembe tonları dudaklarınızı daha hassas ve narin gösterecektir. Ortaya doğru artan renk yoğunluğu ile dudaklarınız daha dolgun gözükecektir. Bunun için rujunuzu önce dudağınızın ortasına uygulayın ve bir fırça yardımı ile ortadan kenarlara dağıtın.

Kızarmış yanaklar
Daha inandırıcı ve doğal yanaklar için, birkaç saat yanaklarınızı asıp oturabilirsiniz ya da basit yöntem olarak krem allıklardan tercih edebilirsiniz. Fuşya tonlarında tercih edeceğiniz allık ile elmacık kemikleriniz daha canlı ve taze bir görünüme sahip olacaktır.

Parlayan şeftali dudaklar
Moda da ten rengi kıyafetlerin yokmuş gibi görünmesine denir. Fakat konu dudaklara geldiğinde biraz renk vermek en iyisi. Eğer abartısız doğal bir görünüm istiyorsanız, şeftali tonlarında kullanacağınız rujunuzu hafif bir parlatıcı ile tamamlarsanız bu sizi hem doğal hem de canlı bir görünüm kazandıracaktır.

Parlayan elmacık kemikleri
Yüzünüze aşağıdan mum tuttuğunuzu düşünün en çok ön plana çıkacak bölgeniz tabi ki elmacık kemikleriniz olacak. Son senelerde neredeysen tüm defilelerde vurgulanan elmacık kemiği görünümünü yakalamak için ten renginize en uygun şeftali tonlarından birini seçmeniz yeterli olacaktır. Fakat olayı çok abartıp korkunç bir ifadeye sahip olmamaya dikkat edin.

Parlak gözkapakları
Parlayan dudaklardan daha seksi olan tabi ki parlayan ve göz kamaştıran dudaklardır. Sepya tonlarında uygulayacağınız far ile duygusal bir görünüm yakalayabilirsiniz. Bu etkiyi artırmak için farınızın üzerine vazelin sürebilirsiniz.

Belirgin kaşlar
Belirgin kaşlar her zaman tüm dikkati gözlerinize çekmenizi sağlar. Kaşlarınızı bir kalemle belirginleştirin ve kaşlarınızın alt ve üst kısımlarına pudranızdan uygulayarak daha şekilli bir belirginlik kazandırın.

Kaynak: HT Hayat

Gülüşünüz karakterinizi yansıtıyor mu?

Bembeyaz dişlerle etrafa sağlıklı ve dikkat çekici gülücükler yaymak herkesin hayalidir.

Bu hayali gerçekleştirmenin tek yolu da kendinden emin bir gülümsemeden geçiyor. Peki, yüzünüzün en dikkat çekici unsurlarından olan dişleriniz karakterinizi gerçekten yansıtıyor mu? Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, kişiliğinizi kolaylıkla dışarıya yansıtabileceğiniz gülüş tasarımı hakkında merak edilenleri anlattı…

Karakter Analizine Göre Gülüş Tasarımı
Gülüş tasarımında en önemli nokta estetik gülüşü yakalamak ve yapılan değerlendirmeler sonucunda kişiye uygun olan tasarım alternatiflerini sunmaktır. İlk randevu doktorun hastayla konuştuğu ve dış görünüşüyle ilgili beklentilerini dinlediği bir seans niteliğindedir. Hastanın psikolojik durumu ve karakteri belirlenir. Özellikle konuşturulan hastanın diş-çene-yüz ilişkisi değerlendirilir. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bu randevuda ağız içi ve yüz fotoğraflarıyla dudağın rahat konumdayken ve gülümseme halindeki fotoğraflarının alındığını, dişlerin renk kaydıyla birlikte tüm diş ve çene röntgeni alınarak analizin sonlandırıldığını belirtti.
Çekici Bir Gülümseme İçin Ön Dişler Uzatılıyor
Bu kategoride ön dişler yan dişlere göre fark edilebilir derecede uzundur. Aslında genç bireylerde durum zaten böyledir ama ön keserler ilk süren dişler olduğundan zamanla yıpranır ve boyları kısalır, bu da yaşlı bir görünüme neden olur. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ön dişler diğerlerine oranla daha uzun olmalıdır. Ön dişlerin bu şekilde dizaynı size genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandıracaktır. Bu kategori genç yaştaki bireyler için uygundur.
Olgun Bir Görünüm İçin Entelektüel Gülüş Tasarımı
Bu modelde dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmıştır. Entelektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir ve yüzün alt kısmını daha çok vurgular. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde uzunlukları birbirinden farklıdır. Orta yaşlarda ise dişler eşit boydadır. Estetik diş hekimliği sayesinde bu dezavantajı avantaj haline getirebilir ve olgun, entelektüel bir gülümsemeye sahip olabilirsiniz.

Sempatik Görünmek İsteyenlere Sportif Tasarım
Bu model entelektüel ve çekici gülüş tasarımı arasındadır. Orta kesici dişler yan kesicilerden biraz daha uzundur. Bu gülümseme entelektüel gülümseme kadar ciddi, çekici gülüş kadar da genç ve dinamik değildir. Sportif gülümseme tasarımı yüzünüze sıra dışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır.

Gülüş Tasarımı Nasıl Yapılıyor? 
Bilgisayarda Estetik Görüntüleme Tekniği: Diş hekimi tarafından öncelikle yüz ve dişlerin çeşitli açılardan dijital fotoğrafları çekilir. Daha sonra bu fotoğraflar özel olarak yazılmış bir program yardımıyla talep edilen görüntü üzerinde çalışarak çeşitli alternatifler sunar. Bu yöntemin diğerlerine göre en büyük avantajı, hastaya birçok alternatif sunmasıdır.
Direkt Komposit Uygulama: Bu yöntemde dişlere doğrudan plastik bir dolgu maddesi uygulanır ve diş üzerinde bir heykeltıraş gibi çalışılarak yeniden yapılanma sağlanır. Bu geri çıkarılabilir madde ile 1 ya da 2 gün geçiren hasta bu süreçte çevresinin fikrini alarak kesin tasarım için kolaylıkla karar verebilir.
Geçici Kaplamalar: Kaplamalar hazırlanırken, gerçek dişlere yakın bir biçimde renklendirilmiş ve normal fonksiyonlarını yerine getirebilecek şekilde üretilen geçici kaplamalar dişlerin üstüne takılır. Yeni dişler son halini almadan önce bir prova niteliğinde olduğu için geçici kaplamaları 3-6 hafta kullanmak önemli bir nokta. Böylece diş hekimi, hastanın ağız yapısına uygun ve rahat hissedeceği şekilde düzenlemeler yaparak yeni dişlere son şeklini kazandırır.

Hamileler de spor yapabilir

Hamileler de spor yapabilirHamilelik ve doğum sonrasında egzersiz yaparken hangi sporları yapmalı, hangilerinden kaçınmalı, nelere dikkat edilmeli?

Gebelikte egzersize başlamadan doktor onayı almak en doğru yoldur. Zıplama, ani hareketler, dövüş sporları ve denge gerektiren egzersiz türlerinden sakınmalısınız. Karnınızın büyümesiyle ağırlık merkeziniz değişecektir. Bu durumda, düşme ve dolayısıyla yaralanma riskinizin eskiden çok daha fazla olduğunu unutmayın.

Son günlerde sıkça tercih edilen bir spor dalı da hamilelere özel pilates...

Uzman eşliğinde yapılması gereken bu program ile daha sağlıklı bir hamilik dönemi geçirmek mümkün. Techno Sports Club’ta açılan Hamile Pilatesi programında, kişiye özel analiz gerçekleştiriliyor, ve uygun eğitim, küçük gruplar halinde birebir çalışma ile veriliyor.

Hamile Pilates programının hedefi, hamilelik sürecinde aşırı kilo alınmasını önlemek, hamilelerin psikolojik olarak kendini çok daha iyi hissetmesini sağlamak, vücudu çok daha rahat bir doğum için hazır duruma getirmek ve hamilelik sonrası toparlanma sürecini kısaltmak.

Egzersizin hamilelik, doğum ve doğum sonrasındaki yararlarını bilimsel araştırmalar ortaya koyuyor.

Düzenli egzersiz annenin duruş bozukluklarının giderilmesine, yorgunluk şikayetlerinin azalmasına ve bel ağrılarının son bulmasına yardımcı oluyor.

Doğum sonrası egzersizlerine ise hamilelikten 6- 8 hafta sonrası başlayabilir, gevşeyen karın kaslarını sıkılaştırıp güçlendirirken, karın, bel ve basende bölgesel incelme sağlayabilirsiniz.

Kaynak: HT Hayat

Meniskus Kisti Nedir

Menisküs Kisti Nedir
Oldukça az rastlanan bir patolojidir. Yaklaşık olarak %1-2 oranında görülmekle birlikte lateralde mediale göre biraz daha fazla görülür. Etiyolojisinde travma, yaşa bağlı dejenerasyon, sinovyal hücrelerin gelişimsel olarak menisküs içinde bulunmaları, sinovyal hücrelerin fibrokartilajdaki yırtıktan dışarı çıkarak menisküs içine doğru yer değiştirmesinin rol oynadığı düşünülmektedir. Travma menisküste kontüzyon ve kanama ile mukoid dejenerasyona yol açarak kist oluşumuna yol açabilir.
Dış menisküs kistleri fibula başı anterior ve hemen üzerinde hissedilebilir. Lateral yerleşimli kistleri diz ekstansiyonda iken palpe etmek fleksiyona göre daha kolaydır. Genellikle sert ve kapsüler dokuya fiskedirler. Ekstansiyonda belirgin fleksiyonda kaybolma bulgusu ise çoğunlukla küçük kistler için geçerlidir ve buna Pisani işareti denilir.
Diskoid menisküs
Lateralde mediale göre daha fazla görülür. Genel olarak tam, tam olmayan ve Wrisberg olarak üçe ayrılır. Tam ve tam olmayan diskoid menisküslerin perifere tutunması normal menisküs gibidir. Genel olarak hastalar asemptomatiktir. Wrisberg tipinde ise lateral menisküsün arkaya tutunması sadece Wrisberg ligamenti ile olur. Diz ekstansiyonda menisküs interkondiler yuvaya doğru deplase olur.
Kıkırdak Yaralanmaları
Akut bir travma sonrası oluşabildiği gibi mevcut olan menisküs yırtığına, bağ yaralanmasına, instabiliteye ve tekrarlayan travmalara sekonder oluşabilir. Dizde hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve efüzyon olmakla birlikte daha çok altta yatan primer nedenin yakınması ön plandadır. Matriks metalloproteinazlar kıkırdak yıkımında rol oynarlar. Dejeneratif değişikliklerden sorumlu oldukları düşünülmektedir.
Rosenberg ve arkadaşları tarafından önerilen dizler 45 derece fleksiyonda iken arka-ön planda çekilen grafilerde diz ekleminin yük binme yüzeyinde ki kıkırdak defektleri gözlemlenebilir.
Kıkırdak lezyonlarını göstermede manyetik rezonans görüntüleme iyi bir yöntem olsa da altın standart artrsokopidir. Lezyonu gözle görebilme, boyutunu- derinliğini belirleyebilme, ek patolojileri saptayabilme ve en önemlisi aynı seansta tedavi edebilme avantajı sağlamasına karşın invaziv bir işlemdir.
Kıkırdak lezyonları temel olarak derinliğine göre iki gruba ayrılırlar. Subkondral kemiğe kadar inmeyen yüzeyel lezyonlara parsiyel denilmektedir. Subkondral kemiği geçerek kemik iliğine kadar ulaşanlara ise tam kat denilir.

Meniskus Nasil Tespit Edilir

Menisküs Nasıl Tespit Edilir, Menisküs Muayene Testleri
Meniskus Muayene Testleri
McMurray Testi
Menisküs yırtıklarının tespiti amacıyla uygulanır. Hasta supin pozisyonda ve diz fleksiyonda iken muayene eden kişi bir eli ile ayak bileğini kavrar. Diğer eliyle eklemin posteromedialini palpe ederek medial menisküsü muayene eder. Bu esnada tibiaya dış rotasyon ve varus yaptırır. Fleksiyonda olan diz yavaşça ekstansiyona getirilir. Femur menisküsteki yırtığın üzerinden geçerken bir klik duyulabilir veya hissedilebilir. Sonraki yıllarda ise hastanın ağrı hissetmesi de patolojik olarak yorumlanır olmuştur. Genel olarak dizin tam fleksiyonu ile 90 derece fleksiyonu arasında test bulgu verir. Bu fleksiyon derecelerinde test daha çok posterior yırtıkları gösterir. Daha ekstansiyonda ise menisküsün ön ve orta kısmındaki yırtığın belirtisi olabilir. Dış menisküs için ise diz fleksiyonda muayene eden kişinin eli lateral eklem aralığında olmalı ve tibiaya iç rotasyon ile valgus yaparak dizi fleksiyondan ekstansiyona getirmeli. Bu esnada bir klik sesi duyulması veya hastanın ağrı hissetmesi lateral menisküs yırtığını işaret edebilir.
Apley Testi
İki aşamadan oluşan McMurray testinin modifiye şeklidir. Hasta pron pozisyonda yatırılır. Kalça ekstansiyonda diz ise 90 derece fleksiyonda olmalıdır. Ayak masaya doğru bastırılır ve dize iç-dış rotasyon yaptırılır. Ağrı veya klik çoğunlukla diz eklem çizgisinde hissedilir. Fleksiyon açısı değiştirilerek test tekrarlanır. İç rotasyonda lateral menisküs dış rotasyonda medial menisküs muayene edilir. Kompresyon aşamasında menisküs patolojileri, distraksiyon aşamasında bağ yaralanmaları değerlendirilir.
Thessaly Testi
Hastanın her iki dizi ayrı ayrı muayene edilir. Muayene eden kişi hastanın ellerinden tutar ve hasta tek ayağını yerden kaldırır. Zemin ile temas eden alt ekstremite dizden 5 derece fleksiyona getirilir ve hastaya ayağı sabit kalacak şekilde vücudunu içe-dışa çevirmesi söylenir. Bu esnada vücudun içe dönmesiyle asıl olarak tibia dış rotasyon yapmaktadır. Vücudun içe dönmesiyle medial menisküs, dışa dönmesiyle lateral menisküs muayene edilir. Aynı yöntem diz 20 derece fleksiyonda iken tekrarlanır. Hastanın eklem aralığında ağrı hissetmesi pozitif olarak yorumlanır.
Steinman Testi
Hasta oturur pozisyonda iken dizler 90 derece fleksiyonda ve tibia ayaktan tutularak iç-dış rotasyona getirilir. Menisküs patolojisi varsa hasta eklem aralığında ağrı hisseder. Dış rotasyonda iç, iç rotasyonda dış menisküs muayene edilir. Temel olarak diğer testlerle benzer prensiple çalışır. Tibianın rotasyonuyla menisküste sıkışma yaratması ve patoloji varlığında hastanın ağrı hissetmesi prensibine dayanır.
Eklem Aralığı Hassasiyeti
Hasta oturur veya yatar pozisyonda iken diz 90 derece fleksiyonda iç ve dış eklem aralığına basınç uygulanır. Hastanın ağrı hissetmesi aynı tarafta patolojik olarak yorumlanabilir. Duyarlılığı yüksek ancak seçiciliği düşük bir test olmakla birlikte diğer testlerle beraber kullanılması önerilir.
Ege Testi
Hastanın dizleri iç rotasyonda ve her iki ayak sabitken yere doğru çömelme ve kalkma hareketini yapar. Bu esnada hastanın eklem aralığında ağrı hissetmesi dış menisküs yırtığı lehine yorumlanır. Aynı hareket dizler dış rotasyonda iken tekrarlanır ve iç menisküs yırtığı için anlamlı kabul edilir.
Ters Mcmurray Testi
Mcmurray testi ile aynı prensipte uygulanır. Farklı olan ise iç rotasyonla dizin dışında değilde içi tarafında ağrı veya klik olmasıdır. Yada dış rotasyonla dizin dışında ağrı veya klik alınmasıdır. Bu yüzden ters Mcmurray testi olarak adlandırılmıştır.

Meniskus Yirtiklari Cesitleri ve Dereceleri

Menisküs Yırtıkları Çeşitleri ve Dereceleri
Menisküs yırtıkları genç bireylerde çoğunlukla travmaya sekonder görülmekle birlikte daha yaşlı bireylerde dejeneratif zeminde meydana gelen yırtıklar ön plandadır. [39] Mukoid dejenerasyon genç yaşta menisküsün nontravmatik yırtıklarına yol açabilen önemli bir patolojidir. Özellikle genç hastalar için önemli bir aktivite kısıtlama nedenidir.
Medial menisküs yırtıkları laterale göre daha sık olarak görülür. Ancak ön çapraz bağ rüptürü ile beraber olan yırtıklar daha çok lateral menisküsün arka boynuzunda uzunlamasına veya oblik olarak ortaya çıkar. Hem medial hem lateral menisküste yırtıklar daha çok arka boynuzda olur. Genç hastalar için en olası etken rotasyonel spor yaralanmalarıdır. Yaşlı hastalarda ise dejeneratif zeminde meydana gelir. Menisküs yırtığı ile aynı tarafta kıkırdak lezyonu görülme olasılığı yüksektir.
Menisküs Yırtıklarının Sınıflaması
Artroskopik Sınıflama
Menisküs   yırtıklarında   artroskopik   görüntüye   dayanarak  O’Connor   sınıflaması yapılmıştır.[18] Buna göre;
1) Longutudinal yırtıklar
2) Horizontal yırtıklar
3) Oblik yırtıklar
4) Radyal yırtıklar
5) Varyasyonlar (kompleks ve dejeneratif yırtıklar).
Longitudinal yırtıklar; daha çok travmaya sekonderdir. Menisküs kenarına paraleldir. Eğer serbest şekilde yer değiştirebilen bir parça mevcut ise “kova sapı” yırtık olarak adlandırılabilir. Yırtık kapsüle yakın yerleşimde ise periferik yırtık denilir.
Horizontal yırtıklar; menisküsleri alt ve üst olarak iki parçaya ayırmaktadır. Kompleks ve flep tarzı yırtıkların öncüsü olarak kabul görür.
Oblik yırtıklar; menisküsün iç kısmından başlayıp perifere doğru ilerleyen tam kat yırtıklardır. Yırtığın tabanına göre isim alırlar. Yırtığın tabanı posteriorda ise posterior oblik yırtık, anteriorda ise anterior oblik yırtık olarak adlandırılır.
Radyal yırtıklar ; oblik yırtıklar gibi menisküsün iç kısmından dışa doğru uzanırlar. Tam kat ve parsiyel özellikte olabilirler.
Varyasyonlar; kompleks yırtıklar, dejeneratif zeminde meydana gelen bu yırtıklar tüm yırtık tiplerini içerebilmektedirler.
Kanlanma ve İyileşme Özelliklerine Göre Sınıflama
Ayrıca menisküs kanlanma ve iyileşme özelliklerine göre üç alt sınıfa ayrılabilir.
Kırmızı-kırmızı zon; meniskokapsüler bölgeden 3 mm ye kadar olan bölgede olan yırtıklardır. İyileşme potansiyeli iyidir. Damarlı bölgede olduğu için bu isim verilmiştir.
Kırmızı-beyaz zon; meniskokapsüler bölgeden 3-5 mm mesafede bulunurlar. Yırtığın bir kısmı damarlı bölgede yer alırken diğer kısmı avasküler bölgededir. İyileşme potansiyelleri vardır ancak kırmızı-kırmızı zonda olan yırtıklara göre daha azdır. Genelde tamir yapıldıysa iyileşmeyi artırıcı yardımcı yöntemlere ihtiyaç vardır.
Beyaz-beyaz zon; meniskokapsüler bölgeden 5mm ve daha fazla mesafede merkezde olan yırtıklardır. İyileşme şansları yoktur diye kabul görür. Ancak özel ve genişletilmiş endikasyonlarla tamir edilebilir.
Yerleşim Yerine Göre Sınıflama
Cooper ve ark. tarafından tarif edilen sınıflama ise menisküsleri üç ayrı bölgeye (harfle ifade edilir) ve periferden uzaklığına göre 4 ayrı gruba (rakamla ifade edilir) ayırır ve bu ikisini kombine ederek isimlendirir.

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Meniskus Yirtiklari Tanisi

Menisküs Yırtıkları Tanısı
Genel olarak 45 yaş altı bireylerde en çok görülen diz bölgesi sorunları bağ yaralanmaları ve menisküs yırtıklarıdır. 45 yaşın üzerinde ise dejeneratif hastalıklar daha ön planda görülür. Menisküs yırtıkları yine bu yaş grubunda görülse de daha çok dejeneratif zeminde olması beklenmektedir.
Diz ekleminde dejeneratif değişiklikler daha çok bilateral olma eğilimindedir. Genç yaşlarda görülen menisküs yırtıkları ise genelde travmaya sekonder ve tek taraflıdır. Ancak genç bireylerde mukoid dejenerasyonda nontravmatik yırtıklara neden olabilir.[27]
Hangi yaş grubunda olursa olsun hastaların en çok başvuru nedeni ağrı ve instabilitedir. Bunu daha az oranda kilitlenme ve eklem şişliği takip eder.
Menisküs yırtılması tanısı
Ağrı lokalizasyonu teşhiste yardımcıdır fakat güvenilirliği çok yüksek değildir. Örneğin menisküs yırtıklarında ağrı daha çok eklem aralığında hissedilir ancak bazen hastalar patellar ağrıyı da aynı lokalizasyonda algılayabilirler. Ağrının mutlaka tarifi hastaya yaptırılmalıdır. Merdiven inip çıkmakla, yürüme ve istirahat ile, oturmakla, eklem hareketleri ile ilişkisi hastaya ifade ettirilmelidir. Egzersiz ile birlikteliği hastaya sorulmalıdır. Spor yaralanması sonrası ortaya çıkan durumlarda hastanın etkinliğe devam edip edemediği öğrenilmelidir.
Kilitlenme; diz eklem içi patolojilerinde kilitlenme daha çok longitudinal menisküs yırtıklarına bağlı olsa da serbest cisimlerden kaynaklanabileceği de unutulmamalıdır. Yalancı kilitlenmenin en sık nedenlerinden olan osteokondritis dissekanstan ayırımı dikkatle yapılmalıdır.
Şişme; daha çok patella üzerinde göze çarpar ve diz eklem kontuarlarının silinmesine kadar ilerleyebilir. Akut şişmeler daha çok eklem içi kanamaya bağlıdır. Bunun da en sık nedenleri bağ yaralanmaları, menisküs yırtıkları, eklem içi kırıklar ve travmatik patella çıkığıdır.
İnstabilite hastalar tarafından genellikle iyi tarif edilir. Diz ekleminin boşalması şeklinde algılanır. Günlük yaşam sırasında veya zorlama ile olup olmadığı ayırt edilir. En çok kovasapı yırtıklarda karşımıza çıkan bir durumdur.
Bakı Bulguları
Her hastaya genel yaklaşımda olduğu gibi ayrıntılı öykü alma ve klinik değerlendirme ilk sırada ve dikkatle yapılmalıdır. Bunu sırasıyla direkt grafiler gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ve gerektiğinde diğer bölüm konsültasyonları izler.